Dünya 2025'e umutla girerken siyonist İsrail rejiminin barbar soykırımlarına maruz kalan Gazzeli masumlar ise yeni yılın ilk sabahına yine katliamlarla uyandı. Gazze'de ölüm nöbetine başlayan anneler, bebekleri uyurken soğuktan donmasın diye sabaha kadar yanıbaşlarında bekliyor. Derme çatma çadırlarda bombalar, açlık, soğuk ve salgın hastalıkların pençesinde hayatta kalmaya çalışan Gazzelilere yönelik vahşete kimse dur diyemiyor.
Gazze'de sabah akşam bebeklerin, çocuk ve kadınların çığlıkları yankılanıyor. Ama dünya hâlâ sağır. Herkes kendi kirli jeopolitik hesaplarıyla meşgul. Batılı sadist liderlerle kartel medyası siyonazilerin suçlarını diplomatik numaralarla perdelemeye devam ediyor.
Firavunların bir hesabı varsa elbet Allah'ın da bir hesabı var. Bakmayın siz siyonist rejimin zafer naralarına. Gazze, Lübnan ve Suriye'deki yeni toprak işgalleriyle böbürlenmelerine. Siyonistler ne yapsa da İsrail devletinin artan kırılganlığını gizleyemiyor. Geri sayım başladı. Siyonizm karşıtı küresel tiksinme yayılıyor.
İsrail toplumu bile artık yolun sonunun geldiğini görüyor. Protestolarda Yahudiler, Gazze Kasabı Netanyahu'nun işlediği suçlarla 1948 tarihli İsrail Bağımsızlık Bildirgesi'ni yırttığını tasvir eden pankartları boşuna taşımıyor. Bazı cephelerde kazansalar da siyonist rejim insanlığa karşı verdiği savaşı kaybetti. Hamas direnişi ve dünyanın Gazze'ye verdiği destek siyonizmin içeriden çatlamasına yol açtı.
Sadece Yahudi halkı arasında değil siyonist elitler arasında da bölünmeler yaşanıyor. Askeri kazanımların siyasi istikrar ve başarı getirmeyeceğini görüyorlar. Siyonist projede derin gedikler oluşuyor. Kriz derinleşiyor. Siyonizmin yeniden tanımlanmasını yani İsrail'de rejim değişikliği isteyenlerin sesi daha gür çıkıyor.
İdeolojik çatlak her alandaki kutuplaşmayı tetikliyor. Soykırımcı İsrail için bir gelecek görmeyen kesimler rejimin bir an önce revizyondan geçmesini talep ediyor. Tarihin ironisine bakın ki İsrail'deki bu varoluşsal krizler siyonistlerin Ortadoğu'yu yeniden şekillendirdiklerini iddia ettiği bir zamanda ortaya çıkıyor. İsrail kendi Hannibal Doktrini'nin kurbanı oluyor. Savaşa şartlanan Yahudi toplumu, siyonazilerin dayattığı barbar ahlakın çıkmaz yol olduğunu görüyor.

90