İran savaşının fatihi: Rusya

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin 27 Nisan'da Rusya'ya yaptığı ziyaret her açıdan bölgemizde ve küresel siyasette yeni kırılmalara yol açacak düzeyde bir sürece işaret ediyor. St. Petersburg'daki Boris Yeltsin Başkanlık Kütüphanesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen Arakçi liderliğindeki heyet, bir bakıma Kremlin'in İran ve Hürmüz krizindeki zaferini de tescillemiş oldu.
Unutmayalım ki Rusya savaşa müdahil olmadı ama cephedeki gidişatı yakından gözetledi. Çünkü Rusya, rejimin çöküşünü engellemeye yönelik bir strateji izledi ve başarılı da oldu. Bu açıdan bakıldığında İran savaşının ekonomik ve jeopolitik fatihi pozisyonunda görüyoruz Rusya'yı. Bu yönüyle Arakçi'nin Rusya çıkarması her açıdan bir egemenlik paylaşımıdır.
İran, özerklik peşinde koşan bölgesel güç hedefinde istediğini elde edemedi. Ancak ABD ve İsrail de amaçlarına ulaşamadı. Bu tablo her açıdan Rusya'nın öngördüğü bir denkleme ve dengeye işaret ediyor.

***

Rusya'nın barış sürecinde aktif şekilde devreye girmesi ve Çin'in ancak Pakistan üzerinden hamle yapabilmesi de Kremlin'in elinin güçlendiğini gösteriyor. Çin'in, stratejik anlaşmalar imzaladığı İran ile müttefik olmadığı aksine sadece bir enerji tedarikçisi gibi hareket ettiği kesinleşti.
Rusya ise 18. yüzyıldan bu yana önce Büyük Britanya şimdi de ABD ile giriştiği Hazar ve Kafkasya'yı kapsayan Asya coğrafyasındaki güç mücadelesinde hâlâ var olduğunu kanıtladı.
İran krizinde, savaşın teknik gözetmenliğinden müzakere masasının kritik aktörüne dönüşen Rusya, bir bakıma taraflar için can simidi misyonuyla hareket ediyor. İran barış önündeki en büyük engel görülen zenginleştirilmiş uranyumun Rusya'nın gözetimine verilmesini onaylayarak, egemenliğinden taviz vermeye razı görünüyor.
Putin-Arakçi görüşmesinde Rusya askeri istihbarat servisi GRU Başkanı Amiral İgor Kostyukov'un da bulunması dikkat çekiciydi. Bu tablo bize Kremlin'in sadece diplomatik rolle yetinmeyeceğini, bundan sonraki süreçlerde askeri olarak da yer alacağını gösteriyor.

***

Hâsılı kelam, Abbas Arakçi'nin ziyaretiyle Tahran bir bakıma ABD ve İsrail'e teslim olmaktansa