İran'ın faturası İsrail'e kesiliyor

ABD'nin İran'ı yenilgiye uğrattığı varsayımı doğruysa, neden ateşkes uzatılıyor ve mühimmat sıkıntısı çekiliyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Körfez savaşında ABD'nin stratejik hatalar yaparak İran'ın lehine bir duruma düşündüğünü iddia ediyor. Bu görüşü, İran'ın beklentilerin dışında radar sistemlerini devre dışı bırakması, cephanesini hızlı yenilemesi ve Hürmüz Boğazı kartını kullanması gibi somut örneklerle destekliyor. Ancak yazarın "ABD savaşı kaybetti" şeklindeki kati yargısı, devam eden ateşkes görüşmelerine ve değişken oyuncu konumlarına ne kadar uyuyor?

Körfez'deki savaş aslında ABD'nin İran'ı sisteme entegre etme mücadelesi. Bunu savaşmadan da yapabilirdi. Ne var ki İsrail'in provokasyonuna gelen ABD'nin evdeki hesabı çarşıya uymadı. Haliyle ABD Başkanı Donald Trump'ın ateşkesi yeniden uzatması tartışmaları tekrar alevlendirdi. Bazı analistler Trump'ın oyalama taktiğine başvurduğu bazıları da ABD'nin bu savaşı kaybettiği kanısında.
Savaştan etkilenen dünya özellikle de Körfez ülkeleri ise bu savaşın gereksiz olduğuna inanıyor. Bu tabloya göre avantaj İran'dan yana. Sivil ve dini otoritenin zayıfladığı ülkede rejime hükmeden Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) içindeki radikal kanat güçlendi.
Üstelik Financial Times gazetesinin, yük takibi şirketi Vortexa'nın verilerine dayandırdığı haberinde, ABD'nin deniz ablukasını başlatmasından bu yana İran ile bağlantılı en az 34 tankerin Körfez'e giriş ya da çıkış yapmayı başardığı belirtiliyor.
Yani ABD'nin Umman Körfezi'nde oluşturduğu abluka ile İran'ı Hürmüz'e hapsetme stratejisinin de pek başarılı olmadığı anlaşıyor.

***

Dolayısıyla ABD'nin en büyük hatası Tahran'ın bu savaştaki stratejik değişimini hesap edememesi oldu. Amerikan yönetimi olası bir savaşta önceki 12 Haziran savaşında olduğu gibi İran'ın sadece İsrail'e saldıracağını hesap etti. Oysa İran 28 Şubat'ta başlayan ikinci savaşta sadece İsrail'i değil hem ABD'nin Körfez'deki üslerini hem de Körfez ülkelerinin jeo-ekonomik hedeflerini vurdu.
İran'ın misilleme kapasitesi göz ardı edildi. ABD'nin Körfez'deki radar sistemlerinin saf dışı bırakılması ve ABD uçaklarının füzelerle vurulması dengeleri değiştirdi. İran'ın füze stokları hakkındaki istihbarat yanlış çıktı.
ABD ve İsrail mühimmat sıkıntısı çekerken İran'ın sahip olduğu cephanenin hâlâ tükenmediği ortaya çıktı. Ayrıca İran bütün kuşatma ve baskılara rağmen stoklarını ABD ve İsrail'e göre daha hızlı yenileme kabiliyetine de sahip.
Bu da savaşlarda en belirleyici faktörün sahip olunan üstün silahlar değil tükenen cephaneliği yenileme ve üretimini sürdürebilme kapasitesi olduğu gerçeğini bir kez daha tescilledi.
Burada İran'ın elini güçlendiren Hürmüz Boğazı kartının yol açtığı küresel çaptaki ekonomik sarsıntı dışında Amerikan hanesine eksiler olarak yazılan başka etkenler de öne çıktı. Bunlardan birkaçını şöyle sıralamak mümkün...
Direniş ekseni olarak nitelenen İran'a yakın vekil güçlerin Irak, Yemen ve Lübnan'da sergilediği eşgüdümlü saldırılar.
ABD içinde ve dışında hızla artan savaş karşıtı sesler. Pentagon'daki farklı görüşlerin Amerikan askeri karar alma mekanizmasında yol açtığı çatlaklar. İran muhalefetine dair yanlış değerlendirmeler.

***