ABD ve İsrail'in düşmanları gibi aslında stratejileri de aynı. Bu gerçek bazen düşünce tembelliğine yol açıyor. Kafalardaki "Kim kime hizmet ediyor" sorusuna yanıt aranmasını zorlaştırıyor. Her şeyden önce stratejilerinin aynı olması ABD ve İsrail'in hedeflerinin de aynı olduğu anlamına gelmez. İkisi de İran'ı düşman olarak görse de varmak istedikleri yer ve menzil çok farklı.
İsrail, İran rejimini varoluşsal bir tehdit olarak görüyor. Önce askeri kapasitesini yok edip sonra da devlet yapısını çökertmek ve kendine dost bir rejimi iktidara getirmek istiyor. Bu çerçevede İsrail'in İran'a bakışında teolojik hedefler öne çıkıyor. Bu hedeflerine ulaşmak için de din savaşı söylemini bir motif olarak kullanıyor. Mesih'in dönüşünü hızlandıracak Armageddon savaşından, kıyametten bahsediyor. İran'ı İsrailiyat teolojisinde düşmanlar için kullanılan 'Amalek' terimiyle tanımlıyor.
Özetle İsrail, ABD'deki Hıristiyan Evanjelik kıyametçiliğinden İncil sembolizmine kadar her tür dini retoriği hem yumuşak hem de sert güç unsuru olarak aktive etmiş durumda.
Hatta daha ileriye giderek Nil'den Fırat'a uzanan tüm bölgeleri kapsayan 'Vadedilen Toprakları' iyilik ve kötülük arasındaki kıyametvari bir savaşın kalbine yerleştiriyor. Sonra da Yahudi kehanetlerinden devşirdiği safsataları ideolojik siyonist tezlerle süsleyerek bunları Tanrı'nın Planı şeklinde kendi ve Amerikan toplumuna boca ediyor.
***
Bunda şaşılacak bir şey yok. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu zaten açık açık Şii ve Sünni dünyasına savaş açtığını; adını anmadan 'sonsuz barış faktörü' diye nitelediği İsa Mesih'in dönüşünü gerçekleştireceklerini ve düşmanları olan modern Amalekleri yok edeceklerini söylüyor.Haklarını yememek lazım. Hem ABD hem de İsrail'deki siyonist evanjelik gruplar, İran'a yönelik saldırıyı meşrulaştırmak ve bu emperyal paylaşım savaşını çerçevelemek için tahrif edilmiş İncil'den ve İsrailiyattan devşirdikleri teolojik safsataları hedefini şaşırmayan birer güdümlü füze gibi kullanıyor.
Ne var ki sadece bu söylemlerle bir sonuca varmaları da çok zor. İsrail'in sıkıştığı yerde ABD hemen jeopolitik güç unsurlarını devreye sokuyor.
Bu bağlamda İsrail ABD'nin çıkarlarına göre çalışan ve ABD'ye hizmet eden modern bir sömürgeci savaş makinesi konumunda. Amerikan devleti, bütün kirli işlerini İsrail'e yaptırıyor. Çünkü siyonistleri Batı'nın bu vahşi yöntemlerini yeniden uygulamaya mecbur eden ABD'nin bizzat kendisi.
Çünkü ABD'nin hedefleri daha kapsamlı ve daha küresel düzeyde.

7