Yazara göre ABD-İsrail-İran savaşında sona doğru gidiliyor ve Trump'ın diplomasisi başarılı oluyor; İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması bunu kanıtlıyor. Ancak yazı, İran'ın ekonomik yıkıma uğradığını (150 milyar dolar kayıp, enflasyon yüzde 60+, gıda fiyatları yüzde 120 arttı) ve ABD ablokasıyla başka çaresi olmadığını ortaya koymakta—bu durumda İran'ın 'stratejik hamlesi' gerçekten bir tercih midir, yoksa iktisadi zorunluluk mı?
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşta restleşme dönemi yerini kontrollü uzlaşı ve barış sürecine bırakıyor. Savaşı tırmandırma yerine artık karşılıklı taviz ve jestlerle ateşkesten barışa doğru evrilen bir yumuşama dönemine giriyoruz. Bunun en somut kanıtı da Pakistan üzerinden Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan'ın yürüttüğü sessiz diplomasinin ulaştığı başarıdır. Burada ABD Başkanı Donald Trump'ın İran ile barış için her şeyi yapmaya kararlı tutumunu da takdir etmek gerekiyor. Nitekim Trump'ın önceki gece İsrail'i Lübnan ile ateşkes anlaşmasına zorlamasının ardından dün de İran'dan Hürmüz hamlesi geldi.
Tahran yönetimi, ABD Başkanı'nın elini güçlendirmek için bir buçuk aydır kapalı olan Hürmüz Boğazı'nın bütün gemilere açıldığını duyurdu. İran'ın aldığı kararda Lübnan'daki ateşkes kadar Trump'ın devreye soktuğu Hürmüz Boğazı üzerinden İran'ı ekonomik açıdan felç edecek abluka stratejisinin de etkili olduğunu görmek gerekir.
50'nci gününe giren savaşta dünya kadar İran da ağır bedeller ödedi. İran'daki yönetimin maruz kaldığı ekonomik fatura bu savaşı uzun süreli devam ettirmesini neredeyse imkânsız kılıyor. Ekonomik cirosu yıllık 356 milyar dolar olan İran'daki mevcut enflasyon oranı yüzde 60 daha da arttı. Güney Pars gazının nakledildiği Asaluyeh rafinerisine saldırıdan sonra üretim yüzde 70 azaldı. Buradaki gazın yüzde 80'i iç tüketimde ve elektrik üretiminde kullanılıyor.
***
Ayrıca Kerec elektrik santralinin vurulması da İran'daki enerji darboğazını had safhaya taşıdı. Ülkenin en büyük santrali olan Demavend'in vurulma riski de Demokles'in kılıcı gibi Tahran'ın üzerinde sallanıyor. Ulaşım ve lojistik açıdan önemli köprü ve yapıların vurulması yanında İsfahan ve Abadan'daki çelik fabrikalarının bombalanması da ülkedeki endüstriyel altyapıyı felç ediyor. Gıda fiyatları yüzde 120 oranında arttı. Şimdiden 40 milyar dolarlık bütçe açığı oluşmuş durumda. 356 milyar dolarlık bir ekonomiye sahip İran için bu oran sürdürülebilir değil. İran merkez bankası bütçe açığı daha da büyümesin diye 1 milyonluk tümen banknotlar bastı.Savaşın İran'a maliyetinin şimdiye kadar 150 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Ekonomik cirosunun neredeyse yarısına yakın bir rakam. Bu ekonomik yıkıma ABD'nin devreye soktuğu ablukayı eklediğimizde tablo daha vahimleşiyor. Çünkü İran'ın tek gelir kalemi petrolü. Bu yolun da tıkanmasıyla İran'ın sadece

3