Birleşik Krallık'tan Birleşik Devletler'e iki hayati uyarı

Birleşik Krallık (United Kingdom/ UK) Kralı II. Charles'ın Büyük Britanya'dan bağımsızlığını ilk kazanan eski sömürgesi (kolonisi) Amerika Birleşik Devletleri'ne (USA) yaptığı ziyaret, her açıdan tarihi bir dönemece ve kırılmaya işaret ediyor. Amerika kıtasındaki 13 koloni 1776'da Büyük Britanya Krallığı'ndan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmişti.
Bu bağlamda Kral II. Charles ile kendini yeni dünyanın kralı olarak gören ABD Başkanı Donald Trump arasındaki buluşma her açıdan büyük bir rekabete ve ayrışmaya işaret ediyor. Trump'ın II. Dünya Savaşı'ndaki Amerikan üstünlüğüne vurgu yaparak bütün Avrupa'ya "Biz olmasaydık hepiniz Almanca konuşurdunuz" şeklindeki böbürlenmesine cevap da gecikmedi.
Kral Charles, Washington'da Trump'ın da bulunduğu kitleye "Biz olmasaydık şu an sizler de Fransızca konuşurdunuz" diyerek ayar vermesi biri krallık diğeri cumhuriyetle yönetilen iki devlet arasındaki eski defterlerin hâlâ kapanmadığını, aksine yeni sorun başlıklarıyla ayrışmanın daha da derinleştiğini gösteriyor.

***

Dolayısıyla genel kanılar da değişiyor. Tıpkı, Birleşik Krallık ile ABD ilişkilerinin "modern ve liberal demokratik dünya düzeninin temel taşı" olduğu yönündeki görüş gibi. Bu görüşün miadı doldu. Bu dönemi artık geride bırakıyoruz. İki ülke arasındaki "özel ilişki" süreci özellikle Trump'ın 15 Ağustos 2025'te Alaska Zirvesi'nde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı uzlaşıyla sarsıldı. Alaska Zirvesi, Anglosakson dünyasındaki çatlağı onarılamayacak düzeye taşıdı.
Zira Birleşik Krallık'ın küresel ve bölgesel jeopolitikası özellikle de Ortadoğu, Avrupa ve Asya stratejisi temel olarak Rus yayılmacılığının frenlenmesine dayanıyor. Bu amaçla İngiltere, Rusya'ya karşı kıta Avrupası, Türkiye, İran ve Çin gibi aktörlerin desteklenmesine dayanır. 1880'lerden başlayan bu grand strateji modern zamanlarda Ukrayna savaşı ile zirveye taşındı. Şimdiki test alanı ise İran...
Ancak şu an Ukrayna ve İran cephelerinde İngiltere'nin aksine ABD, Rusya ile uzlaşıyı savunan bir yaklaşım içinde. Ne var ki iyice köşeye sıkışan ABD'nin Rusya'ya yanaşması, Birleşik Krallık'ı harekete geçirmek zorunda bıraktı.

***

Bütün Avrupa'nın ABD'nin kuyruğuna takılıp peş peşe İran'ın Devrim