Yeni bir dünya kuruluyor. Buna şimdiden 'Yeni Yalta' düzeni deniliyor. Rekabet halindeki Rusya ve ABD arasında stratejik ortaklık perçinleniyor. Küresel güvenliğin ABD, Rusya, Çin ve Türkiye tarafından belirleneceği yeni bir jeopolitik mimariye doğru ilerliyoruz.
Yeni küresel güç haritasında Avrupa yok. Hatta nükleer güce sahip olmasına rağmen Fransa ve İngiltere de yok. Ama Türkiye var. Bütün dengelerin sarsıldığı bu kritik dönemeçte uluslararası statükonun bütün yapıları ve kurumları ateş altında.
ABD Başkanı Donald Trump, açıkça NATO ve AB'nin artık işlevsiz hale geldiğinin altını çiziyor. Trump ilk döneminde de NATO'dan çekilmeyi iki kez düşünmüştü. Askeri ittifakı 'demode' diye niteleyip Avrupa'daki ABD askeri varlığını haklı çıkaracak hiçbir tehdit görmediğini dile getirmişti. Trump şimdi de NATO'ya güvenmediğini ve bir tehlike durumunda ittifakın ABD'ye yardım edemeyeceğini yani yetersiz olduğunu söylüyor.
Bir bakıma Rusya'yı bir NATO üyesi ülkeye saldırıya kışkırtarak 5. maddeyi harekete geçirmek isteyen Avrupa ülkelerine rest çekiyor... "Sizi korumayacağım. Sizin için Rusya ile savaşmayacağım. Geçti o günler" diyor. Bu çıkışlar her açıdan NATO'nun çöküşü ve Avrupa Birliği'nin dağılması demek.
Atlantik dünyası içeriden parçalanırken Avrupa ve ABD arasındaki çatışma daha da derinleşecek. Samuel Huntington'un medeniyetler savaşı Batı arasında medeniyet içi bir mücadeleye dönüşüyor.
Avrupa ve ABD arasında tırmanan kriz aslında yeni dünya sisteminin ayak sesleridir. Dışişleri Bakanı'mız Hakan Fidan'ın da işaret ettiği gibi "Ok yaydan çıktı ve geri dönüş yolu yok."
Volodimir Zelenski'yi Beyaz Saray'dan kovan ve Kiev'e askeri yardımları kesen Trump, Ukrayna'dan sonra AB ve NATO'yu da parçalamayı

86