ABD'deki İsrail tabusu yıkılıyor

ABD ve İsrail arasındaki stratejik ilişki artık sona eriyor. Aslında böyle bir ilişki pek yoktu. Hiç olmadı. Bunun en açık göstergesi, ABD'nin Birleşik Krallık, Kanada ve Avustralya ile sahip olduğu onlarca yıllık askeri teknoloji ve istihbarat paylaşımı anlaşmalarına İsrail'i asla dâhil etmemesidir. ABD şimdi de en çok yapay zekâ ve kuantum teknolojileri konusunda hassas davranıyor. Yahudi lobilerinin yoğun baskı faaliyetleri hep sonuçsuz kaldı.
Haliyle Amerikan devleti, Ortadoğu'daki kirli işlerini yaptırdığı İsrail ile artık yavaş yavaş yol ayrımına gelmiş durumda. Hatta George Friedman gibi 'gölge CIA' olarak gösterilen isimler açıkça iki ülke arasındaki ittifakın krizde olduğunu yazıyor.
Nitekim Friedman, "İsrail'in stratejik sorunu" adlı son yazısında gelişen yeni füze ve insansız savaş teknolojileriyle İsrail'in coğrafi açıdan sahip olduğu dezavantajların, ABD'nin Tel Aviv'i askeri açıdan savunmasını artık imkânsız hale getirdiğinin altını çiziyor. Zaten Gazze soykırımı ile başlayan ve İran savaşı ile doruğa çıkan sıkışmışlık sadece diplomatik ve siyasi yönden değil savunma ve istihbarat açısından da ABD ile İsrail arasındaki iplerin giderek gerildiğini hatta inceldiğini gösteriyor.

***

Dolayısıyla ABD'nin İsrail'e yönelik tutumu her alanda değişiyor. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yönelik sert çıkışları, ittifaktaki kırılmanın en somut sinyali olarak okunuyor.
Avrupa'daki anti-siyonist dalga ABD'yi de sarmış durumda. Amerikalı saygın akademisyenlerden Joel Kotkin, City Journal'daki son yazısında Batı'da Yahudi karşıtlığının 1930'lardan beri görülmemiş bir şiddete ulaştığını vurguluyor.
Soykırımcı İsrail ile aralarına mesafe koymaya çalışan Yahudiler, İngiltere ve Kanada'da yeni anti-siyonist partiler kurup geleceklerini kurtarmaya çalışıyor.
Örneğin Yahudi aktör ve hipnoterapist Zack Polanski İngiltere'deki antisiyonist Yeşiller Partisi'nin liderliğine geçti. Ardından mayıstaki yerel seçimlerde Londra'nın iki ilçesinde zafer kazandı. Kanada'da ise anti-siyonist Yahudiler, Avi Lewis liderliğinde Yeni Demokratlar Partisi'ni kurdu.
Bu hamleler aslında yaklaşan fırtınanın zararlarından kurtulma gayretleri. Çünkü Amerikalılar paralarının İsrail'e akmasına karşı çıkıyor. Kongre'de de İsrail'e silah satışına karşı çıkan senatör ve milletvekillerinin sayısı her geçen gün artıyor.