Stokla ve hazırlıklı ol!

Son birkaç aydır vatandaşlarına en az 72 saat ile iki hafta arasında yetecek su, gıda, radyo ve ilaç stoku yapmaları çağrısında bulunan ülkelerin sayısı giderek artıyor.

Şu ana kadar yaklaşık 17 ülke vatandaşlarını siber saldırılar, altyapı kesintileri, jeopolitik krizler, doğal afetler gibi karmaşık tehditlere karşı eğitiyor.

Olası krizlere karşı insanların evlerinde en az üç günlük hazırlık yapmalarını teşvik etmek amacıyla Avrupa Komisyonu'nun geçen yıl hazırladığı strateji metni, bugünlerde pek çok ülkede kılavuz broşür ve web sitesi furyasına dönüştü.

Hükümetler yeni dijital platformlarını tanıtıyor, "Hazır Olun" kampanyalarıyla sivil halka evlerinde su ve pilli radyo bulundurmalarını salık veriyor.

Geçtiğimiz günlerde İngiltere de resmi sivil risk kılavuzunu güncelledi ve vatandaşlarına "Yarın elektriklerin, telefon şebekelerinin ve internetin tamamen çöktüğü bir senaryoyu hayal edin ve evinizde buna karşı neyiniz eksik, kontrol edin" dedi.

İnternet ve televizyon yayını olmadığında, hükümetin halka talimatları ve gelişmelerini öğrenmeleri için evlere radyo alınması istendi.

Siber saldırı durumunda evde mutlaka fiziki nakit para bulundurulması gerektiği hatırlatıldı.

Önemli kimlik belgelerinin çıktılarının alınması önerildi.

Kısacası İngiltere, "Dijital dünyaya olan aşırı bağımlılığınızı üç günlüğüne askıya alacak bir hazırlık yapın" diyerek tamamen zihinsel ve lojistik bir provayı devreye soktu.

★ ★ ★

Fakat gerçek bir krizin getireceği kaos, korku ve belirsizlik karşında "hayatta kalma kılavuzu" her zaman karşılık bulmayabilir. Bu konuda nasıl davranacağınızı bilmekle, gerçek elektrik kesintisinde, depremde, siber saldırılar sırasında sevdiklerinize ulaşamadığınızda yaşayacağınız panik aynı şey değil.

Bu yüzden bazı ülkeler, kâğıt üzerinde kılavuz dağıtmanın ötesine geçerek sivil halkın bu durumu bizzat deneyimlemesi için adımlar atıyor.

Mesela İsveç ve Finlandiya gibi ülkelerde aileler gönüllü olarak cuma akşamından pazar akşamına kadar evlerinin sigortalarını indiriyor, telefonlarını kapatıyor ve sadece acil durum çantasındaki malzemelerle yaşayarak kâğıt üstündeki planları deneyimliyor.

Japonya örneği ise hayranlık uyandıracak düzeyde. Deprem ve afet bilincinin en yüksek olduğu Japonya, devasa boyutta felaketlere karşı deneyim merkezleri kurmuş. Japonlar stok yapmanın dışında zifiri karanlık simülasyon odalarına giriyor, yapay depremi yaşıyor ve o panik anında nasıl hayatta kalacaklarını bizzat deneyimliyorlar.