Yazı, kadına yönelik şiddetle mücadelede kritik rol oynayan KADES uygulamasının verilerinin bağlamından koparılarak sunulmasını eleştiriyor. Yazar, 'asılsız ihbar' tanımının muğlaklığının şiddetin erken aşamalarını görünmez kılabileceğini ve medyanın resmi makamların ayrıntılı istatistik yayımlamadığı halde verileri kesinmiş gibi aktarmasının sorunlu olduğunu ileri sürüyor. Gazeteciliğin rakamları tekrarlamak değil, o rakamların neyi söylemediğini sormak göreviyse, bağlamı olmayan veriler gerçeği mi, yoksa yalnızca algı mı üretir?
Telefonun ekranı titriyor.
Bir kadın, KADES uygulamasını açıp tek tuşa basıyor.
Polis geliyor. Kapı açılıyor.
"Bir şey yok" diyor kadın.
Kayıtlara geçen: Asılsız ihbar.
Oysa bazen bir ülkenin gerçeği sokakta değil, o kaydın içine sıkışır. Açıklanan rakamlarda saklanır. Ama o rakamların nasıl üretildiği bilinmiyorsa, gerçeğin kendisi de tartışmalı hale gelir.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede kullanılan Kadın Destek Uygulaması (KADES), Türkiye'de hayati bir işleve sahip. Kadınlara tek tuşla yardım imkânı sunan bu sistem, yıllardır anlatılıyor, öğretiliyor, yaygınlaştırılıyor.
Bu yönüyle KADES bir uygulamadan çok daha fazlası: Devletin şiddete karşı verdiği refleksin dijital yüzü.
Tam da bu yüzden, KADES'e ilişkin verilerin nasıl sunulduğu sıradan bir istatistik meselesi değildir.
★★★
Son günlerde bazı ajans ve haber sitelerinde yayımlanan bilgilere göre uygulamayı indirenlerin sayısı 9 milyonun üzerinde.
Buna karşılık 94 bin 159 ihbar gerçekleştiği ifade ediliyor. Bu ihbarların 60 bini "gerçek", 33 bini ise "asılsız" olarak sınıflandırılıyor.
Ancak bu verilerin hangi dönemi kapsadığı, nasıl toplandığı, neyi ölçtüğü belirsiz.
Bir veri tek başına konuşmaz. Ona anlam veren, nasıl üretildiğidir.
Bir ihbar kaç kez sayılıyor Tekrarlayan başvurular dahil mi Önleyici çağrılar bu sayıya giriyor mu Her çağrı bir vakaya mı karşılık geliyor
Bu soruların hiçbirine yanıt verilmeden paylaşılan rakamlar, gerçeği aydınlatmak yerine onu bulanıklaştırır. Çünkü sorun sayı değil, sayının neyi temsil ettiğidir.
★★★
Daha da dikkat çekici olan ise "asılsız ihbar" kavramının öne çıkarılması.
Peki bir ihbar ne zaman asılsız olur Şiddet gerçekleşmediğinde mi Fail olay yerinden uzaklaştığında mı Yoksa bir kadın tehlike hissettiği için yardım istediğinde ama o tehlike henüz görünür hale gelmediğinde mi
Eğer bir kadının hissettiği tehdit, gerçekleşmediği için "asılsız" sayılıyorsa, burada ölçülen şey şiddetin kendisi değil, yalnızca sonucudur. Oysa şiddet çoğu zaman sonuçtan önce başlar; sessizlikte, baskıda, geri çekilmede.
Bu durumda "asılsız ihbar" ifadesi, gerçeği açıklayan değil, onu daraltan bir kategoriye dönüşür. Hatta bu tür muğlak tanımlar, şiddetin erken aşamalarını görünmez kılma riski taşır.
★★★
Geçen yıl, 2025'te İçişleri Bakanlığı'nın resmî verilerine göre KADES üzerinden 1 milyon 480 bin ihbar yapıldı, 920 bin kadına yardım ulaştırıldı. Aynı dönemde uygulamayı indiren kadın sayısı 7 milyon 830 bin olarak açıklandı.

3