Bir hastalığın tedavisinin bulunması, o hastalığın ne kadar öldürücü olduğuna mı bağlıdır Yoksa hastalığa yakalanan insanların kim olduğuna mı
Galiba kim olduğuna. Çünkü dünyanın en yoksul ülkelerinden birinde, bir bilim insanı öldürücü bir virüse karşı sesini dünyaya duyurmaya çalışıyor:
"Virüs Avrupa'da yayılsaydı belki çoktan bir aşı veya tedavi bulunmuş olurdu."
Jean Jacques Muyembe Tamfum sıradan bir bilim insanı değil. 1976'da Ebola'yı keşfetti. 84 yaşında ve hala Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki Ulusal Biyomedikal Araştırma Enstitüsü'nün başında. Bugünlerde kaynakları sınırlı, çatışmaların ve göçün altında ezilen bir sağlık sistemine sahip ülkesinde Ebola'nın daha önce görülmemiş bir hızla yayılışını izliyor.
18 Ağustos'tan itibaren Ebola virüsüne yakalananların sayısı dört gün içerisinde binlere fırladı. Altı eyalete yayıldı. 21 Ağustos'ta vaka sayısı 5.200, ölüm 2.500 oldu. Bu ülkenin gördüğü en büyük Ebola salgını ama salgının bu yeni varyantına karşı ruhsatlı bir aşı ya da özel bir tedavi bulunmuyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre yardımlar yersiz, nüfusun yoğunluğu ve hareketliliği ise virüsün izlenmesini ve temaslı takibini zorlaştırıyor.
★ ★ ★
İlaç sektörü için İlaç ve aşı geliştirmek ekonomik bir mesele. Onlar da Ebola'nın bir türü olan Bundibugyo gibi nadir görülen bir virüse karşı aşı geliştirilirse bile bunu üretecek ve dağıtacak yeterli bir pazar olacak mı O ilacı kaç kişi satın alabilecek Kaç kişi için üretilecek Kaç ülkede kullanılacak gibi sorularla meşgul.
Peki kaç insanın ölmesi ya da nerede öldüğü bu hesabı değiştirmeye yeter
Oysa bir virüs sınır tanımadığında dünyanın ne kadar küçük olduğunu gördük. Bir ülkenin sağlık sistemi çöktüğünde bunun yalnızca o ülkenin meselesi olmadığını da... Koronavirüs Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıktığında da kimsenin dikkatini çekmemişti. Sonuçta küresel düzeyde ölümlerle bir virüs, bütün dünyayı eve kapatmıştı. Ama belli ki dersimizi çabuk unuttuk.
Gerçi koronavirüs yayıldığında bile aşının uluslararası dağılımının öncelikleri değişmedi. Zengin ülkeler aşıyı stoklarken fakir ülkelere vermediler bile. 51 ülkeye 42,2 milyondan fazla doz aşı uygulandığı sırada, yoksul bir ülkeye sadece 25 doz verilmesi gibi.
★ ★ ★
Son beş yıl içerisinde bilim hiç olmadığı kadar ilerlemiş durumda. Bir insanın birkaç saniyede dünyanın bütün kütüphanelerindeki bilgiye ulaşabildiği bir çağdayız. Yapay zekâ modelleri geliştiriyoruz. Uzaya araç gönderiyoruz. Genetik kodla oynuyoruz. Kanserin bazı türlerinde inanılmaz ilerlemeler sağlıyoruz. Ama hala dünyanın bir yerinde insanları öldüren bir virüse karşı "Yeterli pazar var mı" sorusunu soruyoruz.

15