Gerçek artık tek değil: Siyasette söylem savaşı

Savaşın ya da savaşta yaşanan olayların varlığı bile tartışmalı hale gelirken, siyaset artık neyin olduğundan çok neyin nasıl anlatıldığı üzerinden ilerliyor. Son bir aydır Trump'ın İran'a dair yaptığı açıklamalar ile İran'ın bu açıklamalara verdiği karşılıklar arasında dikkat çeken bir tekrar var. Bir taraf "görüşme oldu", "temas kuruldu", "ileri adım atıldı" gibi iddialarla ilerlerken diğer taraf hemen her defasında bu iddiaları yalanlıyor.

Bu tabloyu önemli kılan şey, söylemlerin basit diplomatik uyuşmazlıktan ibaret olmaması. Burada yaşanan şey, iki tarafın da aynı gerçekliği paylaşmaması değil; iki tarafın da kendi gerçeğini üretmesi. Diplomasi dediğimiz şey giderek bir müzakere alanı olmaktan çıktı, liderlerin söylem savaşına dönüştü.

ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklama biçimi de diplomatik dilin çok uzağında. Trump'ın sosyal medya hesabından paylaştığı son görsel bunun en önemli göstergesi: Trump'ın elinde silah, gözünde güneş gözlüğü yapay zekâ üretimi görseli propagandadan çok doğrudan bir güç temsili. Trump'ın bu görselin altına "Artık iyi adam yok." demesi ise siyaseti ve liderliği ciddiyetini, gücünü kaybetmiş çocuksu bir görsel şova dönüştürüyor.

Bu çağın liderleri artık net bir diplomatik dil kullanmıyor. Pozisyon test eden, tepki ölçen ve alan genişleten bir karakter taşıyor. "Görüşüldü", "yakın temas var", "ilerleme sağlandı" gibi ifadeler, çoğu zaman bir sonuçtan çok bir etki üretme aracına dönüşüyor. Bu da doğal olarak karşı tarafın sürekli düzeltme yapmasını zorunlu kılıyor.

İran tarafı ise bu söyleme karşı daha kapalı ve düzeltici bir çizgi izliyor. "Görüşme olmadı", "temas kurulmadı", "iddia doğru değil" gibi yanıtlar, yalnızca bilgi düzeltmesi değil. Bu açıklamalar aynı zamanda İran'ın egemenlik alanını koruma refleksi olarak değerlendiriliyor. Çünkü uluslararası siyasette artık yalnızca askeri veya diplomatik güç değil, bilginin kim tarafından üretildiği de bir güç alanına dönüşmüş durumda.

Birçok siyaset bilimciye göre de günümüz dünyasında gerçeklik artık tek parça değil. Aynı olay, farklı aktörler tarafından farklı biçimlerde inşa edilebiliyor. Bu dönüşümün arkasında sadece liderlerin tarzı yok. Daha geniş bir medya ve iletişim düzeni var. Siyaset artık yalnızca kapalı diplomatik kanallarda değil, aynı zamanda kamuoyuna açık bir görünürlük alanında yürütülüyor. Bu alan, doğruluk kadar hız ve etkiyi de ödüllendiriyor. Bu nedenle açıklamalar bazen netlikten çok reaksiyon üretme kapasitesi üzerinden değer kazanıyor.