Kadın kooperatiflerine e-ticaret desteği geldi. Peki denetim

Bazı haberler ayrıntıları okunmadan, yalnızca başlığı üzerinden yayılıyor.

Ticaret Bakanlığının kadın kooperatifleri için açıkladığı yeni e-ticaret desteğinde de benzer bir durum yaşandı. Haber, bazı sosyal medya hesaplarında "Bu sefer kadın girişimciler kazanıyor" başlığıyla paylaşıldı. Yorumlarda hemen farklı sorular ortaya çıktı.

Kendi şirketi bulunan kadınlar da bu destekten yararlanabilecek mi

Bir kadın kooperatifine üye olmak yeterli mi

Şirketler kadınların üzerine geçirilerek düşük komisyondan faydalanılabilir mi

Neden yalnızca kadınlara böyle bir avantaj sağlanıyor

Bu tartışmalara geçmeden önce en önemli ayrımı yapmak gerekiyor: Kadın girişimci başka, kadın kooperatifi başka.

Ticaret Bakanlığı ile Hepsiburada, N11, PTTAVM, Pazarama ve Trendyol arasında imzalanan protokol, kadınlara ait bütün şirketleri kapsamıyor. Destek, ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan ve kadın emeğini değerlendiren kooperatiflere yönelik.

Bir kadının bu kooperatiflerden birine üye olması, kendisine ait şahıs veya limited şirketinin de destekten yararlanacağı anlamına gelmiyor.

Kadın, kendi şirketinin vergi bilgileriyle bir pazaryerinde mağaza açtığında normal satıcı şartlarına tabi olacak. Protokolde açıklanan avantajların kullanılabilmesi için satıcı bir kadın kooperatifi olması gerekecek.

Üyenin ürettiği ürün kooperatifin mağazasında satılabilir. Ancak mağaza hesabının, satışın ve faturalama düzeninin kooperatif tüzel kişiliğine göre kurulması gerekiyor.

Dolayısıyla sosyal medyada dile getirilen "Şirketler eşlerin üzerine geçirilir" eleştirisi, programın kapsamıyla tam olarak örtüşmüyor. Çünkü bir şirketin kadın adına kurulması veya devredilmesi, o şirketi kadın kooperatifine dönüştürmüyor.

Buna rağmen kötüye kullanım endişesini tamamen göz ardı etmek de doğru olmaz.

Çünkü suistimal yalnızca bir şirketin kadın adına geçirilmesiyle değil, mevcut ticari faaliyetin kooperatif mağazasına taşınmasıyla da ortaya çıkabilir.

Bir erkek girişimci şirketini eşinin veya başka bir kadın yakınının üzerine devredebilir. Ardından şirketin sahibi görünen kadın bir kooperatife üye olabilir. Şirket doğrudan destekten yararlanamasa bile ürünler ve siparişler kooperatif mağazasına yönlendirilirse programın avantajlarından dolaylı biçimde yararlanılması mümkün olabilir.

Benzer bir ihtimal mevcut kadın girişimciler açısından da bulunuyor. Günde yüzlerce kargo gönderen, pazaryerlerinde zaten güçlü bir satış hacmine ulaşmış kadın girişimci bir kooperatife üye olarak mevcut satışlarını kooperatif mağazasına taşıyabilir.

Elbette yüksek satış yapan bir kadının kooperatife üye olması tek başına suistimal değildir. Hatta deneyimli girişimcilerin kooperatiflere katılması diğer üyelere bilgi ve pazar tecrübesi kazandırabilir. Ancak kooperatif yalnızca sıfır veya yüzde 1 komisyondan yararlanmak için kullanılan bir satış kanalına dönüşürse desteğin amacı ortadan kalkar.

Kooperatif mağazasındaki cironun büyük bölümü tek bir üyeye veya o üyenin bağlantılı şirketine aitse, diğer kadın üyeler üretime ve gelire gerçek anlamda katılmıyorsa burada ortak üretimden değil, kooperatif kimliğinin ticari avantaj için kullanılmasından söz edilir.

Bu nedenle denetimde yalnızca kooperatif ortaklarının kadın olup olmadığına bakılmamalı. Satılan ürünlerin kaynağı, faturalar, stok hareketleri, üyelerin mevcut şirketleri ve satışların üyeler arasındaki dağılımı da incelenmeli. Amaç yüksek satış yapan kooperatifleri cezalandırmak değil, kooperatiflerin düşük komisyonlu bir aracı hesaba dönüşmesini önlemek olmalı.

Uygulamanın hangi şartlarla başlayacağı henüz bütün ayrıntılarıyla açıklanmadı. Kooperatiflerin hangi belgelerle başvuracağı, mevcut mağazaların kapsama girip girmeyeceği ve yeni kurulan kooperatifler için bir faaliyet süresi aranıp aranmayacağı bilinmiyor.

Bu noktaların açık biçimde belirlenmesi gerekiyor.

Bir kooperatifin yalnızca kâğıt üzerinde kadınlardan oluşması yeterli sayılacak mı

Satılan ürünlerin gerçekten kooperatif üyeleri tarafından üretildiği nasıl kontrol edilecek

Kooperatif mağazasında dışarıdan alınan ürünlerin satılmasına izin verilecek mi

Destekten yararlanmak amacıyla sonradan kurulan kooperatifler hangi ölçütlere göre değerlendirilecek

Bu sorular cevapsız bırakılırsa gerçekten üretim yapan kadın kooperatifleri ile yalnızca avantajlardan yararlanmak için kurulan yapılar aynı sepete girebilir. Böyle bir durum en büyük zararı yine yıllardır emek veren kadın üreticilere verir. Bu nedenle Bakanlığın ve protokole taraf platformların ayrıntılı bir uygulama kılavuzu yayımlaması gerekiyor. Başvuru şartları, denetim yöntemi ve destek kapsamındaki giderler açıkça ortaya konulmalı. Protokolün sunduğu imkânlar ise gerçekten önemli.

Kadın kooperatifleri yukarıda bahsedilen platformlarda ilk altı ay boyunca satışlardan komisyon alınmayacak. Sonraki dört buçuk yıl boyunca komisyon oranı yüzde 1 olarak uygulanacak. Ürünler platformların ana sayfalarında, özel kategori alanlarında ve sosyal medya kampanyalarında öne çıkarılacak. Ayrıca "Kooperatif Ürünleri" etiketiyle özel görünürlük alanları oluşturulacak.

Özellikle yüzde 1 komisyon oranı kooperatifler açısından ciddi bir avantaj. Fakat burada başka bir yanlış beklentiye de girmemek gerekiyor. Komisyonun sıfıra veya yüzde 1'e düşmesi, e-ticaret maliyetlerinin ortadan kalktığı anlamına gelmez.

Üretim, ambalaj, kargo, iade, muhasebe, reklam ve çalışan maliyetleri devam edecek. Ürün müşteriye hasarlı ulaştığında veya iade edildiğinde ortaya çıkan maliyet de kooperatifin üzerinde kalacak. Bir pazaryerinde mağaza açmak da satışların kendiliğinden başlayacağı anlamına gelmiyor.

Ürün fotoğraflarının hazırlanması, doğru başlıkların yazılması, açıklamaların eksiksiz girilmesi, stokların güncellenmesi ve siparişlerin zamanında gönderilmesi gerekiyor. Müşteri sorularına cevap verilmesi ve yorumların takip edilmesi de işin parçası. Ürün ana sayfada bir kez gösterilebilir. Ancak müşteri ürün sayfasına girdiğinde yetersiz fotoğraf, eksik açıklama veya yüksek kargo ücretiyle karşılaşırsa görünürlük satışa dönüşmez.