Ahbap Derneği soruşturması derinleşerek devam ediyor. Hemen her gün ünlü ve medyatik yeni isimler ifadeye çağırılıyor. Bu noktaya nasıl gelindi
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından millet olarak tarif edilemez acılar yaşadık. Enkaz altında canlar vardı; enkazın dışında ise umut, dayanışma ve güven ayakta kalmaya çalışıyordu.
Böyle zamanlarda söylenen her söz ve gösterilen her adres milyonlarca insanın kararını etkiler. Ne yazık ki o günlerde bazı ekran yüzleri, sanatçılar ve gazeteciler, devlet kurumlarını ağır ifadelerle hedef alırken belirli kişi ve oluşumları tek güvenilir adres gibi sundular. Acıyı siyasi malzemeye dönüştürdüler.
Kariyerlerini ve finansal varlıklarını siyasal iktidara ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı toplumu kışkırtmaya borçlu olan bu medya ve sanat çevreleri, adeta 5. kol faaliyeti yürüten küresel odakların yerli aparatına dönüştüler. AFAD ve Kızılay'ı sistematik biçimde yıpratma kampanyasına gönüllü 'nefer' oldular. Sosyal medyada "Devlete değil, bize güvenin" algısını yaydılar.
Aradan zaman geçti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ahbap'a yönelik soruşturmasıyla yardım paralarının kullanımı hakkındaki ciddi iddialar gündeme gelince, bu 'dokunulmaz' muhalif maskedekilerin maskesi bir kez daha düştü. Dün "Haluk Levent'e ve Ahbap Derneği'ne sonuna kadar güveniyoruz" diyerek devleti itibarsızlaştıranlar, bugün "Kandırıldık", "Zaten para göndermedim", "Aslında mesafeliydim, sabıkalı ve kumarbaz olduğunu biliyordum" diyerek kıvırmaya başladılar.
İnsan ister istemez soruyor:
Madem güvenmiyordunuz, neden milyonlarca insanı o kapıya yönlendirdiniz
Madem şüpheleriniz vardı, devlet kurumları itibarsızlaştırılmaya çalışılırken neden sustunuz

21