'Türklere çok kötülük yaptık'

Bedir Acar
Bugün
31

Rum tarihçi ve emekli akademisyen Jerry Kossifos, tarihin utanç sayfalarına kazınacak şu korkunç gerçeği bizzat itiraf ediyor:

"1974 öncesi Kıbrıs'ta Türklere çok kötülük yaptık. Olayları biz başlattık. Beni bir köye götürdüler; orada, gözlerimin önünde Türkleri diri diri toprağa gömdüler..."

Bu sadece bir itiraf değil; tarihin kanlı hakikatidir. Yunan mezalimi, tarih boyunca en çok Türk milletinin canında ve ruhunda derin yaralar açtı. Tarihin söylediğidir; "Mora Yarımadası'ndaki Türk katliamı, ancak son Türk katledildiğinde bitti."

Ne var ki bu vahşet, bize unutturulan bir tarih oldu. Yunan çocukları ders kitaplarında Türk nefreti ile zehirlenirken; bizde öteden beri "Kalbim Ege'de Kaldı" korosunun nağmeleri yankılandı.

Bugün Yunan politikacılar ile İsrail tam anlamıyla sarmaş dolaş. Akdeniz'in iki yakasındaki bu iki yapı, "düşmanımın düşmanı dostumdur" diyerek birbirine sarılmış durumda. İkisini toplasanız cürmü kadar yer yakmazlar belki; ancak tarihe bakıldığında arkalarındaki "azmettiricilerin" kendi gölgelerinden çok daha iri olduğu açıkça görülür.

İsrail'i kuran akıl, Kurtuluş Savaşı'nda Yunan'ı üzerimize salan akılla aynıdır.

Dün Ege'de denize dökülen düşman uyumuyor; adaları silahlandırmayı hırsla sürdürüyor. Bu kifayetsiz muhterisler, bugün de Kıbrıs üzerinden yeni senaryoların peşinde. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Tel Aviv ile giriştiği bu tehlikeli yakınlaşma, adayı bir fırtınanın kucağına itiyor.