Seha Okuş ve Hasretinle Yandı Gönlüm

En çok da onun sesine yakışıyordu. Şarkının daha başlangıcında, 'Hasretinle yandı gönlüm' der demez, bütün kelimeleri (hasret, yanmak, gönül) iliklerinize kadar işleten bir ses... Türk halk müziğinin vakur sesi, Yeşilçam'ın unutulmaz türkülerle örülmüş hafızası Seha Okuş artık yok.

Onu tanıyanlar için bu kayıp, sadece bir sanatçının vefatı değil; bir üslubun, bir terbiyenin, geleneğe yaslanan bir ses mirasının eksilmesi anlamına geliyor.

Asıl adı Münevver Seha Okuş Özveren olan sanatçı, 7 Nisan 1928'de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini İstanbul'da tamamladı; 1958 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü'nden mezun oldu. Aynı kurumda ve İstanbul Radyosu'nda tam 35 yıl görev yaptı. TRT İstanbul Radyosu ve Yurttan Sesler kadrosunda yer aldı; sesiyle milyonların evine misafir oldu. O ses, ne bağırırdı ne süslenirdi; türküyü olduğu gibi, özüyle taşırdı. Belki de bu yüzden onun sesi Yeşilçam'a bu kadar yakıştı. Dönüş, Mahpus, Toprak Ana, Açlık ve Kuma gibi filmlerde seslendirdiği türküler, karakterlerin kaderine karıştı; sahnelerin görünmeyen başrolü oldu.

Söz ve bestesi Yalçın Tura'ya ait olan Hasretinle Yandı Gönlüm, ilk olarak Seha Okuş'un sesinde hayat bulan, Türk sinemasının duygusal belleğine kazınmış bir eser.

1972'de Türkan Şoray'ın yönettiği ve başrolünü üstlendiği Dönüş filmiyle 45'lik plaktan taşıp beyazperdeyle buluşan şarkı sinemadaki yolculuğuna daha sonraki yıllarda da devam etti. 1977 yapımı Selvi Boylum Al Yazmalım'da bir fon müziğinden öteye geçerek filme ruhunu veren hüzne dönüştü.

Asya ile İlyas'ın ayrılık ve özlemle örülü anlarında, İlyas sahnede olmasa bile varlığını duyuran görünmez bir sesti bu şarkı. Hasretinle Yandı Gönlüm, bu filmde aşkın acıtan yüzünü ve içe işleyen hasreti sessizce ama derinlemesine taşıyan bir anlatım öğesi olarak hafızalarda yer etti.