O kadar mı hastayız

Gerçekten büyük bir rakam... Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) ilaç giderleri 2025 yılında önemli ölçüde yükselmiş. Öyle ki kurumun ilaç harcamaları, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 34 artarak 411 milyar 640 milyon liraya ulaşmış. Bir ülke için servet derecesinde hap yutmuşuz!

Önceki gün metroda iki kişinin konuşmasına kulak misafiri oldum. Günlük hayatın içinde, farkında olmadan nice küçük hakikate rastlanır ya; işte öyle bir andı. İki yetişkin adam sohbet ediyor. Biri diğerine şöyle dedi:

- Sırtım ağrıyor ama hastaneye gidesim yok. Bir sürü ilaç kaktırıyorlar.

İlaç imparatorluğu meselesi gerçekten can sıkıcı... Yalnızca bize özgü de değil; dünyanın pek çok yerinde ilaç firmaları dev imparatorluklar olarak anılıyorlar. Çoğu doktor ilaç yazmaya hevesli, özel hastaneler ve ilaç şirketler daha çok hasta görmeye...

Gerçekten o kadar hasta mıyız Yoksa başımız ağrısa doktora gitmeyi alışkanlık haline mi getirdik Öte yandan "Nasıl olsa bedava" düşüncesiyle gelişigüzel ilaç kullanmak kimseyi iyileştirmez.

Ama hepsinden önce insanın kendine iyi bakması gerekir. Devlete düşen ise hastalık sonrasını olduğu kadar, hastalık öncesini de düşünmek; yani önleyici sağlık bilincini güçlendirmek...

Şimdi sağlık bahsini kenara bırakalım. Dergilerin, kitapların dünyasında kısa bir gezintiye çıkalım. Ruhumuz da biraz nasiplensin.

VAZOLU ŞAİR

Şair Mustafa Akar yönetiminde yayımlanan uzun soluklu edebiyat dergilerinden Sabit Fikir, yeni sayısında, yaşadığı dönemde bir ölçüde yalnız kalmış, belki de yeterince anlaşılmamış; fakat edebiyatımızda kendine özgü bir yer edinmiş mistik şair Asaf Halet Çelebi'yi yeniden okurun dikkatine sunuyor.

Sürrealizme yakın duran, masalsı imgelerin şairi hakkında Tahsin Yıldırım doyurucu bir portre çiziyor. "Yolunu ve Asrını Şaşırmış Bir Derviş" başlıklı dosyada aktarılan bir hatıra, şairin hassas mizacını da ele veriyor.

Şairimiz, hiçbir canlının ölümüne razı olmayan, öldürmeyi değil yaşatmayı ilke edinen bir insan... Bu ince duyarlılık zaman zaman alay konusu bile olmuş. Rivayete göre Beyoğlu'na şöyle çıkarmış: Koltuğunun altında kitaplar, yakasında bir çiçek... Çiçeğin sapı ise mendil cebindeki su dolu küçük bir şişenin içindedir. İşte bu yüzden ona "vazolu şair" lakabını takmışlar.

Asaf Halet Çelebi'nin edebiyatımızdaki yerini daha yakından görmek isteyenlerin derginin sayfalarına göz atması gerekecek.

Bu arada Dilburan adlı yeni bir dergi de yayın hayatına başladı. Henüz ikinci sayısında. Derginin en dikkat çekici yönü, Sinop ve çevresinde üretilen edebî çalışmalara yer vermesi. Fakat bunu yaparken ulusal ve evrensel edebiyatla bağ kurmayı da ihmal etmiyor.

Kaliteli kağıda temiz baskısı, rahat okunan ve sade mizanpajıyla dikkat çeken Dilburan'a uzun ömürler dilerken, Sinoplu genç yazarlara ve edebiyat meraklılarına dergi sayfalarının açık olduğunu da hatırlatalım.

Şair Mustafa Uçurum, yazar Cihan Aktaş üzerine bir kitap kaleme aldı. Bizi Dinleyen Biri Var adlı deneme kitabı