Maraş'a çok yakıştı

"Kahramanmaraş'a çok yakışacak" başlığını attığımda tarih 2 Kasım 2020'yi gösteriyordu. Bu kadim şehrin UNESCO nezdinde edebiyat alanında "Yaratıcı Şehirler Ağı"na katılmak için kolları sıvadığını yazmıştım. Ayrıca 1950'li yıllarda yayın hayatına başlayan, Anadolu'da pek çok güçlü kalemin yetişmesine vesile olan efsanevi Hamle dergisinden ve Maraş'ın bağrından çıkıp Türk edebiyatına damga vuran isimlerden söz etmiştim.

O gün (altı yıl önce) bir niyet, heyecanlı bir iddia ve meşakkatli bir yolculuğun başlangıcı olarak kaleme aldığım o hayal, bugün uluslararası düzeyde tescillenmiş bir gerçeğe dönüştü. Kahramanmaraş, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na Türkiye'nin ilk ve tek "Edebiyat Şehri" olarak kabul edildi.

Akdeniz'in en doğusunda yer alan bu iç şehrimiz, dondurması ve biberinin çok ötesinde; artık kelimelerin, şiirin ve fikrin şehri olarak dünyadaki yerini aldı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da tebrik mesajında ifade ettiği gibi, asırların birikimini; şiirin, sözün ve düşüncenin köklü mirasını geleceğe taşıyan Kahramanmaraş, bu unvanı fazlasıyla hak ediyordu.

Kahramanmaraş, ana dili Türkçe olan şehirler arasında bu ağa kabul edilen ilk Türk şehri olma ayrıcalığını da elde etti. Böylece Barcelona, Prag, Manchester ve Bağdat gibi dünya çapında tanınan 62 edebiyat şehriyle aynı ağın bir parçası haline geldi.

Peki bu başarı tesadüf mü Elbette değil. Bunun arkasında köklü bir edebî hafıza, her sokağından şiir yükselen bir şehir ruhu var. İlk sayısı 15 Kasım 1952'de yayımlanan ve Nisan 1985'e kadar Türk edebiyatının önemli mecralarından biri olan Hamle dergisi, yalnızca Maraşlı gençlerin değil; Yakup Kadri'den Yaşar Nabi'ye kadar pek çok önemli ismin fikir beyan ettiği bir okul niteliğindeydi. Sabri Aytemiz ve Abdürrezzak Doğuç'un omuzlarında yükselen bu çınar, nice gencin ilk şiirlerini yayımlayarak onları edebiyat dünyasına kazandırdı.

Sadece Hamle mi 1985-1994 yılları arasında Andırın Postası gazetesinin eki olarak yayımlanan İkindi Yazıları da taşradan bütün Türkiye'ye açılan önemli bir edebiyat penceresiydi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nin, Duran Boz'un kıymetli emekleriyle her iki yayının da tıpkıbasımını gerçekleştirmiş olması, şehrin edebî hafızasına gösterilen anlamlı bir vefa örneğidir.

Bugün de bu gelenek canlılığını koruyor. Kahramanmaraş'ta yayımlanan "Mesder", "Salkım Söğüt", "Alkış", "Düşeyaz", "Usare", "Mavi Yol", "Yarpuz", "Yitiksöz", "Berdücesi", "Sin Edebiyat", "Müşterek" ve "Evelahir" dergileri ile internet ortamında yayın yapan "Hece Taşları", "Edebiyatın Başkenti Kahramanmaraş" ve "Açıkkara" çevreleri de bu haberi büyük bir sevinçle karşıladı. Onlara göre bu gelişme, gecikmiş de olsa hak edilmiş bir hakkın teslimiydi.