Kitabın ateşi henüz sönmedi

Uzmanlar "mutlu bir hayat" için dost meclislerini, uzun sofraları, samimi sohbetleri tavsiye ediyor ya... Biz de o tavsiyeye uyduk. Geçen akşam iki kadim dostla aynı sofrada buluştuk. Birlikte yemek güzeldi ama asıl lezzet sözlerdeydi. Psikolojiden sosyolojiye, Tolstoy'un 'Sergi Baba'sından Mevlana'nın Mesnevi'sine uzanan bir yolculuğa çıktık. Her cümle bir başka kapı araladı.

Fakat gecenin 'dertler faslı' sonradan geldi. Tam bir kitap kurdu olan dostum, "Bizim çocuklar kitap okumuyor..." dedi. Sesi biraz sitemli, biraz yorgundu. Binbir vaatle, küçük ödüllerle bile günde birkaç sayfayı zor okuduklarını anlattı. O an buruk bir tebessümle, "Yine de Türkiye ortalamasının üstündeler," demek zorunda hissettim. Gerçekten de bu hususta rakamlar iç açıcı değil. Kimi araştırmalar, günde beş altı saat televizyon izleme oranına karşın kitap okuma ortalamamızın bir dakika ile sınırlı kaldığını söylüyor. Hadi bilemedin (daha iyimser ölçümlemelere göre) 6-7 dakika... Bir çay deminden kısa yani.

Doğrusu, bugünün çocuklarını yargılamak da kolay değil. Biz tek kanallı televizyonun karşısında büyüdük. Artı, sokak vardı, kitap vardı, hayal kuracak boşluk vardı. Şimdi ise cep telefonları avuç içlerinde küçük birer dünya; sosyal medya ise gürültülü bir panayır... Anne babalar, öğretmenler adeta görünmez bir cephede mücadele veriyor. "Oku" demek yetmiyor; dikkatler dağınık, zihinler kuşatma altında.

Yine de umutsuzluğa kapılmamalı. Çünkü kitap, bütün bu gürültünün ortasında hala ayakta. Uluslararası kitap fuarları, yayıncılık zirveleri, telif buluşmaları; kitabın hayatımızdan çekilmediğini, bilakis başka bir mecrada güç kazandığını gösteriyor. On bir yıldır düzenlenen Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları da bunun en canlı örneklerinden biri.

İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan'ın ifadesiyle, "Türkiye önemli bir kültür ülkesi. İstanbul, dünyanın en önemli kültürel merkezlerinden bir tanesi.'

Önceki gün başlayan ve bugün de devam eden Uluslararası İstanbul Yayımcılık Profesyonel Buluşmaları bu iddianın ete kemiğe bürünmüş hali. Sadece yayınevlerini bir araya getiren teknik bir organizasyon değil; Türkiye'nin kültürel birikimini dünyaya açan bir kapı. Nitekim 4 bin 500'ü aşkın Türk kitabının 60'tan fazla ülkede, 40'tan fazla dile çevrilerek raflarda yerini alması azımsanacak bir başarı değil.