İnsanlığın sınav kağıdı

Biz insanlar gökyüzüne bakmayı unuttuk

Bulutlar mor, yağmur kırmızı mıydı

Dünyada sadece yedi gün kalmış bir bebek

Aynada yüzümüze bakıyordu

Yatarken, otururken, bir tatlıya kaşığı daldırırken

Kan damlıyordu alnımıza

...

Damlıyor kan dünyanın ortasında

Haritalar kırmızıya dönüyor

Nehirden denizlere kadar masum kanı

Şair Zeynep Arkan'ın bu dizeleri Yitiksöz Dergisi'nin yeni sayısında yer alıyor.

Yazar-şair Duran Boz'un yayın yönetmenliğinde çıkan sanat, edebiyat ve düşünce dergisi Yitiksöz, 2026 yılının ilk ayında 696 sayfalık hacimli bir Filistin Özel Sayısı ile karşıladı okurlarını.

Doğrusu bu özel sayı, sanatın ve edebiyatın tarih boyunca üstlendiği asli rolü yeniden hatırlatmış oldu: Nerede bir mazlum varsa onun yanında durmak, nerede bir haksızlık varsa ona karşı söz almak... Çünkü sanat, edebiyat yalnızca estetik bir üretim alanı değil; aynı zamanda ahlaki bir sorumluluk ve insanlık onurunu savunma biçimidir. Çünkü 'söz' kitlelerin ruh dünyasına seslenme gücü sayesinde, baskı ve zulüm dönemlerinde büyük bir moral kaynağına dönüşür. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. Bir şiir, bir öykü, bir resim ya da bir roman; silahların susturamadığı hakikati dile getirebilir. Bu bağlamda sanatçı ve edebiyatçı, yalnızca kendi iç dünyasını değil, çağının acılarını, çelişkilerini ve adaletsizliklerini de sorgulamakla yükümlüdür.

Bugün Gazze'de yaşananlar, insan onuruna yönelik sistemli ve bilinçli bir saldırının en çıplak göstergelerinden biridir. Ölüm ve öldürme, Gazze'de sıradan bir gündelik pratik haline getirilmiş; sapkın Siyonist inancının ritüeli gibi fiiliyata geçirilmiştir. Bu vahşetin, kimi ideolojik gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılması ise yaşananların tesadüfi değil, planlı bir yok etme iradesinin sonucu olduğunu göstermektedir. Gazze'de öldürülen her çocuk, yalnızca bir bireyin değil, insanlık ruhunun katledilmesidir.

Yitiksöz dergisinin bu özel sayısı, tam da bu bilinçle hazırlanmış içten ve derin bir haykırış olarak karşımıza çıkıyor. Yaklaşık 180 yazarın, sanatçının, gazetecinin, şairin ve öykücünün katkılarıyla oluşan bu sayı, Gazze'nin direnişini taşıyan sesleri bir araya getirerek kolektif bir vicdanın sesine dönüşüyor.