İblisin saldırılarına karşı siper

Zannetmeyin ki hal ve gidişattan, zamane insanları olarak, sadece biz şikayetçiyiz. Hayır, öyle değil! Her çağın insanı, kendi döneminin gidişatından dert yanmış.

Bundan yaklaşık bin sene önce Horasan'da kaleme alınmış şu satırlara bakın, daha bu sabah yazılmış kadar taze:

"Şüpheli şeylerden titizlikle kaçınma ahlakı (vera') dünyadan elini eteğini çekti ve seccadesini toplayıp gitti; buna karşılık, hırs/açgözlülük ise güç kazandı ve dizginleri tamamen ele geçirdi. Şeriata duyulan tazim/hürmet, insanların kalplerinden silindi; dinî hükümlere aldırmamak iyice yaygınlaştı ve helal ile haram arasındaki fark neredeyse tamamen ortadan kalktı. İnsanlar saygısızlığı ve hayasızlığı kendilerine din edindiler. İbadetlere değer vermez oldular; oruç ve namaz hususunda gevşekliğe düştüler. Gaflet meydanlarında at koşturup, körü körüne şehvetlerinin peşinden gidenlere meylettiler. Günah işlemeyi küçük görmeye başladılar.'

Ne dersiniz İnsanlık alemi olarak bugün içinde bulunduğumuz, içine saplandığımız çamuru anlatmıyor mu Abdülkerim Kuşeyrî 1045 senesinde kaleme aldığı Kuşeyrî Risalesi'nde

Demek ki insan değişmiyor. Beşer, hangi çağın insanı olursa olsun, şaşar. Şaşmayan tek şey adaletin, merhametin, vicdanın, kanaatin, bilginin, irfanın ve cümle güzel şeylerin kaynağı olan Rabbimizin bize öğrettikleridir.

İslamî ilimlerin bütün dallarında söz sahibi bir alim ve sûfî olan Kuşeyrî, yaşadığı dönemin gidişatından çok endişelendiği, hatta "sûfî geçinen" insanların bile yozlaşmaya meylettiğini gördüğü için yazmış bu Risaleyi.

"Bu eserde' diyor, "Bu yolun (tasavvufun) hakiki önderlerinin hayatlarını, güzel edeplerini, yüksek ahlaklarını, birbirleriyle olan kardeşlik münasebetlerini, kalplerinde taşıdıkları sahih inançlarını, yaşadıkları vecd hallerini ve başlangıçtan nihayete kadar manevî yükselişlerinin özelliklerini dile getirdim.'

Kimilerinin deyişiyle "tasavvuf kitaplarının kalbi" olan Kuşeyrî Risalesi, aynı zamanda, İslam dünyasının en ünlü sûfîleri olarak bilinen Muhyiddin İbn Arabî ile İmam Gazzalî'nin ruhen ve manen beslendikleri kitap olmuştur.