Gölcük: Hafıza, dirayet, gelecek...

17 Ağustos 1999 sabahı, Türkiye'nin hafızasına kara bir haberle kazınmıştı Gölcük. 7,6 büyüklüğündeki o yıkıcı sarsıntı on binlerce canımızı aramızdan alırken, hepimizi deprem gerçeğiyle bir kez daha yüzleştirmişti.

Fakat Gölcük, o meşum günden bu yana sadece kabuk bağlamayı beklemedi; geleceğini de tırnaklarıyla inşa etti.

Geçenlerde bir grup gazeteci dostumuzla birlikte, Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer'in davetlisi olarak Gölcük'teydik. Ziyaretimiz, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan'ın hemen sonrasına denk geldi. Dört günde 343 bin kişinin ziyaret ettiği büyük organizasyonun ardından şehrin sokaklarına karıştığımızda canlı bir atmosferle karşılaştık. Restore edilen asırlık çeşmelerden su içtik; teknoloji ve yapay zeka çalışmalarına ev sahipliği yapacak tarihi Gölcük konaklarının ahşap kokusunu içimize çektik. Geleneksel dokusu korunarak rekonstrüksiyonu tamamlanan tarihi bir hamamdan içeri adım attığımızda ise buranın artık "Hattat Ali Vasfi İzmidî Hüsn-i Hat Müzesi" olarak nefes aldığını gördük. Bir zamanlar gündelik hayatın sıradan bir durağı olan bu mekan, şimdilerde hat sanatının zarif kıvrımlarına ve köklü geleneğimize ev sahipliği yapıyor. Bunun alelade bir bina restorasyonundan daha öte bir anlamı var: Şehrin ruhunu ve hafızasını tarihin tozlu raflarından çekip çıkarmak...

Gölcük Belediyesi'nin kültür ve sanat faaliyetlerinde "hafıza"yı koruma gayreti kendini hemen hissettiriyor. Edebiyatımızın amiral gemisi dergiler ve iz bırakan şahsiyetler üzerine düzenlenen sempozyumlar, sadece birer sunum olarak kalmıyor; kitaplaştırılarak yarına devrediliyor. Servet-i Fünûn, Sırat-ı Müstakim/Sebilürreşad ve Mehmet Âkif, Dergah, Diriliş ve Sezai Karakoç, Büyük Doğu ve Necip Fazıl, Mavera gibi fikir dünyamızın dev burçları üzerine yapılan bu çalışmalar, usta kalemleri, dönemleri ve düşünce iklimleriyle yeniden hayatımıza taşıyor.

Şehrin bu entelektüel çabası, kendi hikayesine dokunduğunda daha da anlam kazanıyor. Nitekim 4-6 Haziran tarihlerinde yine Ali Yıldırım Sezer'in ev sahipliğinde gerçekleşen "100. Yılında Gölcük Tersanesi ve Donanma Sempozyumu", denizcilik tarihimiz açısından önemli bir çalışma olarak karşımıza çıkıyor.

Sempozyum bildirileri, İdris Bostan'ın editörlüğünde "Denizcilik Tarihimizin İzinde Gölcük Tersanesi'ne 100. Yıl Armağanı" ismiyle devasa bir esere dönüşmüş. Bir kentin en stratejik damarını kitaplaştırmak, aslında geleceğe bırakılmış kıymetli bir seyir defteridir. Zira o tersane sadece gemilerin inşa edildiği bir atölye değil; Gölcük'ün ekonomisini, sosyolojisini, demografisini ve kent kültürünü şekillendiren, Cumhuriyetimizin denizlerdeki bağımsızlık yürüyüşünün kalbidir.

Öte yandan 1999'un acı tecrübesiyle "güvenli şehir" kavramının hayati önemini kavrayan ilçede kentsel dönüşüm ve altyapı hamleleri gündelik hayatın tam merkezinde yer alıyor. Gölcük Merkez Kentsel Dönüşüm Projesi, yeni hükümet konağı, yenilenen caddeler, sahiller, otoparklar ve ulaşım yatırımları kentin çehresini değiştirmeye devam ediyor.