Cebi dolu nezaketi sıfır

Bedir Acar
Bugün
30

Eski zaman bilgeliği "Şöhret afettir" hükmünü verdiğinde ortada ne Instagram hikayeleri vardı ne de tıklanma uğruna ruhunu satan dijital şöhretler. Eskiler, ne bugünün baştan çıkmış magazin çarkını gördü ne de rezilliğin marifet sayıldığı bu devri... Ama insan tabiatını öyle iyi çözmüşlerdi ki sözleri bugünlere dahi cuk oturuyor.

Şöhretin şöyle bir huyu var: Önce insanı omuzlara çıkarıyor, sonra başı dönen insan kendisini gerçekten herkesten yükseklerde sanmaya başlıyor. Dün "Beni siz var ettiniz" diyenler, bugün kendisini var eden kalabalığa tepeden bakabiliyor. Şöhrete bir de dudak uçuklatan servet arkadaşlık ediyorsa, insanın ayağı yerden kesiliyor. Ayağı yerden kesilince de yerde yürüyenlerin halini görmek zorlaşıyor.

"Kibir, şeytanın sermayesidir." Şöhret insanı büyütmez aslında; insanın içindekileri, mayasındakileri büyütür. Tevazu ise tevazu, kibir ise kibir...

Oysa sanatçıya şöhret bahşeden sahnenin basit bir gerçeği var: Bilet alan, yol parası veren, saatlerce bekleyen, kimi zaman evinin bütçesinden artırıp gelen seyirci...

Kuşadası'nda Bülent Ersoy'un konserinde yaşanan tartışma, tam da bu yüzden düşündürücüydü. Rahatsızlığına rağmen sahneye çıkması elbette takdire değer. Ancak gecikmeye tepki gösteren bir seyirciye, küfürlü bir ifadeyle "Defol git" diye karşılık verilmesi ister istemez şu soruyu akla getiriyor: Hastalık insana mazeret kazandırabilir ama karşısındakini huzurdan kovma hakkı verir mi Hele ki aynı konuşmada "seyirci baş tacıdır" deniliyorsa...