Bakın, görün, unutmayın!

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sinema Salonları Yatırımcıları Derneği iş birliğinde düzenlenen önemli bir sinema etkinliği başlıyor yarın: Filistin Film Günleri...

6-8 Mart tarihlerinde Türkiye genelinde düzenlenecek ve üç gün sürecek programda, son dönemde çekilmiş, ödüller kazanmış, uluslararası festivallerde ayakta alkışlanmış, Filistin'in sesini dünyaya duyurmuş üç film gösterilecek.

Böylece, Türkiye'nin dört bir yanında, aynı gün ve saatlerde sinema salonlarında aynı hikayelere bakacak yüzler, binler... Belki de pek çok insan ilk kez Filistin'i bir haber başlığından değil, bir insanın gözlerinden okuyacak. Dolayısıyla bu etkinlik, ortak bir hafızanın inşası, bir dayanışma zemininin kurulması anlamına da geliyor.

Gösterilecek üç film, yalnızca sanatsal başarılarıyla değil, taşıdıkları hakikatle dünya çapında ses getirmiş yapımlar.

Batı Şeria'da Filistinlilerin yerlerinden edilmesine karşı verdikleri direnişi anlatan "Gidecek Yer Yok" (No Other Land), 97. Akademi Ödülleri'nde En İyi Belgesel dalında Oscar kazanarak yalnızca bir sinema ödülü değil, bir hakikatin uluslararası tescilini aldı. "Gidecek Yer Yok", zulme karşı direnişin, sabrın ve toprağa tutunmanın filmi... Yerinden edilen insanların "Biz buradayız" diyen sessiz ama kararlı çığlığının beyazperdeye yansıması.

Bir başka film... Filistin'de altı yaşındaki bir çocuğun, Hind Rajab'ın, çatışmaların ortasında kaldığı anda yaptığı imdat çağrısı tüm yüreklere kazınmış; o sabinin 'Beni kurtarın, korkuyorum' çığlığı İsrail saldırılarıyla susturulan binlerce Gazzeli çocuğun sesi olmuştu. İşte o sesi merkeze alan "Hind Rajab'ın Sesi" (The Voice of Hind Rajab), En İyi Uluslararası Film dalında Oscar'a aday gösterildi. 82. Venedik Film Festivali'nde ise 23 dakika ayakta alkışlandı ve Jüri Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Böylelikle katil İsrail tarafından katledilen bir çocuğun sesi tüm dünyada yankılandı. Sinemada da...