Ahbap ve FETÖ'nün besin kaynakları

15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişimi sırasında yaşananları ve o gece hainlere karşı verilen destansı mücadeleyi anlatan 'Asırlık Gece' dizisinde görüşlerine yer verilen İlim Yayma Vakfı Başkanı Bilal Erdoğan'ın yaptığı tespitin altını mutlaka çizmek gerekir: 'FETÖ'yü doğuran dindarlık, İslam, Risale-i Nur olmamıştır. 'FETÖ'yü doğuran, inanan insanlar üzerindeki baskı olmuştur. Katı laikliğin kendisi olmuştur.'

Bu tespit, Türkiye'nin yarım asırlık siyasi ve sosyal tarihini okumak için anahtar niteliğindedir.

Yakın tarihten örnek verelim. Erbakan hükümetini istifaya zorlayan 28 Şubat postmodern darbe sürecinde bu ülkenin inanan insanları sistematik bir şekilde ötekileştirildi, kamusal alandan tecrit edildi. Başörtülü öğrenciler üniversite kapılarından polis zoruyla geri çevrildi. Anadolu'nun dindar insanları devlet nezdinde "potansiyel tehlike" ilan edildi. İnsanlar sığınacak, çocuklarını okutacak ve inançlarını yaşayacak meşru bir liman aradı.

İşte, devlet eliyle açılan bu yapay boşluktan ve çaresizlikten faydalanan FETÖ kendisine geniş bir alan açtı. Masum insanların güvenini, dini hassasiyetlerini ve çaresizliğini suistimal ederek devletin damarlarına bir ur gibi sızdı.

Şimdi köprünün altından çok sular aktı. Ancak devir değişse de vesayet zihniyeti kolay kolay pes etmedi. Bu kez mücadeleyi "beşinci kol" faaliyetleriyle sürdürmeye başladılar. İş, sanat, siyaset, medya dünyasının yerleşikleri, bürokratik vesayetin son kalıntıları ve dış mihraklar el ele vererek hükümeti, özellikle de Recep Tayyip Erdoğan'ı yıpratmak için her yolu denediler.