Televizyonun 31 Aralık karnesi

1 Ocak sabahına uyandığımızda televizyonun yılbaşı karnesi de ortaya çıkmış oldu.

Üç büyük kanal, üç farklı ruh hali sundu ama kazanan yine değişmedi: Halk bildiği limana yanaştı.

Bu yılbaşı gecesi aslında sadece programlar değil, izleyicinin psikolojisi de yarıştı.

O Ses Türkiye: Güvenli Liman

'O Ses Türkiye Yılbaşı' yine tam da olması gerektiği gibi ilerledi: hızlı, eğlenceli, sürprizli ve renkli.

Hadise ve Murat Boz zaten markalaşmış bir ikili. Ama bu yıl oyunu bozan Gupse Özay ve Giray Altınok oldu.

Biri sıcak, samimi, içten; diğeri hızlı zeka, espri ve sosyal medya dili...

Yani jüri masasında sadece ses yoktu, zamanın ruhu da vardı.

'O Ses'in başarısının sırrı burada: Herkese biraz hitap etmek.

Gençlere mizah, büyüklere müzik, orta kuşağa yarışma...

Yılbaşı gecesinin birincisi yine şaşırtmadı.

İbo Şov: Nostalji hala çok satıyor

İbrahim Tatlıses'in masasına oturduğunuzda bir program değil, bir dönem izliyorsunuz.

Bülent Ersoy'un ağırlığı,

Yıldız Tilbe'nin ruh hali,

Asena'nın eski yıldız enerjisi...

Bu üçlü aslında bir şey söylüyordu:

"Televizyon hala anı sever."

İbo şov belki zirveye oturmadı ama yılbaşı gecesinin en çok konuşulan duygusal sahneleri yine bu masadan çıktı.

Ev konforu kazandırır

Sibel Can ve Hakan Altun ve Hüsnü Şenlendirici'nin sunduğu müzik gecesi ise bambaşka bir kitleye hitap etti.

Bu bir şov değil, salon programıydı.

Dışarı çıkmayan, kalabalık sevmeyen, evde ailesiyle oturup çayını yudumlayan izleyici için en güvenli adres...

Peki halk ne dedi

Aslında cevap çok net:

* Coşku isteyen 'O Ses'e geçti.

* Duygu isteyen İbo Show'a baktı.

* Sakinlik isteyen 'Şarkılar Bizi Söyler'de kaldı.

Yani bu bir reyting savaşı değil, ruh hali savaşıydı.

Ama iş ekrana geldiğinde kazanan yine değişmedi.

Halk yılbaşında sürpriz değil, tanıdıklık ister.

Ve o tanıdıklığın adresi bu yıl da 'O Ses Türkiye' oldu.

2025'TE BUNLARI DİNLEDİM

2025 benim için müzikte bir yol yılıydı.

Bodrum-Antalya arasında gidip gelirken, gece İstanbul otoyolda cam açıkken, bazen trafikte sıkışmışken... Şarkılar bana eşlik etti.

Bu yıl ne algoritma dinledim ne 'en çok dinlenenler.'

Ben ruhuma uyanı açtım.

Arabeskle hüzünlendim,

Pop'la toparlandım,

Rap'le mutlu oldum.

Türkiye'nin müzik ruhu hala aynı:

Kalp kırık ama ritim güçlü.

Ebru Yaşar'ın bir şarkısı yolda içimi acıttı,

Mert Demir bir virajda içimi rahatlattı,

Uzi bir gece sürüşünde ayağımı gaza bastırdı.

2025 bana şunu öğretti:

Müzik artık tür değil, eşlik meselesi.

Yalnızsan bir şarkı, yoldaysan başka bir şarkı