Yaklaşık 1 milyar dolarlık serveti olan Rihanna, Los Angeles'ta markette alışveriş yapıyor, taze soğan seçiyor, arabasını kendi sürüyor...
Dünya basını bunu 'mütevazılık' diye servis ediyor.
Üç çocuk annesi, siyah kombin, elinde sebze filesi... O kadar.
Bizde ise Bade İşçil, belediye otobüsüne binince sosyal medya ikiye bölünüyor.
'Neden biniyor', 'Reklam mı yapıyor' soruları havada uçuşuyor.
Ünlüysen lüks cipten inmeyeceksin ya da şoförsüz bir yere gitmeyeceksin gibi tuhaf bir beklenti var.
Oysa mesele çok basit: Ünlü olmak insanlıktan istifa etmek değil.
Kendi alışverişini yapmak, toplu taşımaya binmek, pazardan domates seçmek...
Bunlar 'imaj zedelenmesi' değil, aksine normalleşme.
Belki de alkışlamamız gereken şey tam olarak bu: Kameraya değil, hayata oynayan ünlüler.
Demek ki taze soğan Los Angeles'ta karizma, İstanbul'da kriz.
Biraz bakış açımızı tazelesek mi
BEREN SAAT'E KİMSE 'DUR' DEMEDİ Mİ
Beren Saat bu kez oyunculuğuyla değil, müzik denemesiyle gündemde.
'CapitaliZoo' isimli İngilizce parça çıkardı.
Hem söz hem müzik ona aitmiş.
Üstelik tam 10 yıldır bu şarkı üzerinde çalışıyormuş...
Emeğe saygım sonsuz ama insan sormadan edemiyor: O 10 yıl boyunca kimse "Sen Beren Saat'sin, bir düşün" demedi mi
Şarkı maalesef vasatın altında...
Klibi desen ilkokul müsameresi estetiğinde.
Danslar sanki "hadi bir kere daha alalım" zorlamasıyla çekilmiş gibi.
Parçanın benzerinden yurtdışında bin tane var; ne sound'da özgünlük var ne görüntüde iddia.
Oyunculukta zirveyi görmüş bir ismin, müzikte bu kadar hazırlıksız yakalanması şaşırtıcı.
Bazen çevrende seni alkışlayanlar değil, uyaranlar olmalı.
Çünkü gerçek dostluk biraz da 'yapma' diyebilmektir.
ŞARKICILAR MÜZİK HAKLARINI NEDEN SATIYOR
Müzik dünyasında yeni moda belli; kataloğu sat, kasayı doldur.

7