Hülya Koçyiğit ve Türkan Şoray'a hala ihtiyacımız var

Hülya Koçyiğit, kendisine hala senaryolar geldiğini ancak artık oyunculuk yapmak istemediğini açıkladı.

"200 tane filmim var, yeter" diyerek kararının kesin olduğunu söyledi.

Elbette kararına saygı duyuyorum ama ben bırakmaması gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü Hülya Koçyiğit gibi isimler sadece oyuncu değil, Yeşilçam'ın yaşayan hafızası.

Yüzlerce filmin çekildiği, sinemaların önünde kuyrukların oluştuğu, yıldızların gerçekten yıldız olduğu bir dönemden geliyorlar.

Hülya Koçyiğit de Türkan Şoray da o dönemin en önemli tanıkları.

Yeşilçam'ın "dört yapraklı yoncası"ndan Fatma Girik ve Filiz Akın'ı kaybettik.

Bugün Hülya Koçyiğit ve Türkan Şoray'ın aramızda olması bile büyük bir şans.

Bence bu iki büyük ustanın genç oyuncularla daha fazla buluşması gerekiyor.

İlla başrol oynamalarına da gerek yok.

Birkaç bölümlük bir karakter, özel bir proje, hatta aynı sette gençlerle yan yana gelmeleri bile çok değerli.

Çünkü oyunculuk sadece ezber yapıp kamera karşısına geçmek değil.

Set disiplini, mesleğe saygı, şöhreti taşıyabilmek, yıllarca ayakta kalabilmek...

Bunların hepsi tecrübeyle öğreniliyor.

Bugün genç ve yetenekli çok oyuncumuz var.

Ama Hülya Koçyiğit'in, Türkan Şoray'ın yıllar içinde biriktirdiği tecrübeyi hiçbir oyunculuk okulunda bulamazsınız.

Hep "Yeşilçam ruhu kalmadı" diye konuşuyoruz.

O ruhu taşıyan insanlar hala aramızdayken onların kıymetini bilmek lazım.

Ben yapımcı olsam hem Hülya Koçyiğit'in hem de Türkan Şoray'ın kapısını çalardım.

Çünkü bazı ustalar için "bıraktım" demek kolay olabilir ama bizim onları bırakmaya hiç niyetimiz yok.

TUVANA TÜRKAY SETLERDEKİ OYUNU BOZDU

Tuvana Türkay'ın dizi sektöründeki rekabetle ilgili söyledikleri dikkatimi çekti.

Türkay, bazı oyuncuların karşısındaki meslektaşının başarısızlığından mutlu olduğunu, hatta çekim sırasında repliğini unutturmak için özellikle odağını bozan isimlerle karşılaştığını anlatmış.

Açıkçası şaşırdım mı

Pek değil.

Ekranda birbirine sarılan, sosyal medyada beraber fotoğraf paylaşan, röportajlarda "Biz sette büyük bir aileyiz" diyen oyuncuların kamera arkasında her zaman aynı samimiyeti yaşamadığını yıllardır duyuyoruz.

Dizi sektörü artık çok büyük bir yarış.

Reyting var, başrol yarışı var, bölüm başına alınan ücretler var, sosyal medya takipçisi var...

Bir de bunlara "Sahnede kim daha çok öne çıktı" hesabı eklenince rekabet bazen başka bir noktaya gidiyor.

Ama bir oyuncunun, karşısındaki daha kötü oynasın diye onun konsantrasyonunu bozmaya çalışması rekabet değil.

Bana göre mesleğe de yapılan işe de saygısızlık.

Üstelik iyi oyuncu karşısındaki oyuncuyu aşağı çekerek değil, yukarı taşıyarak daha iyi olur.