Görkem Sevindik'ten vicdan duruşu

Görkem Sevindik'in cümlesi bir oyuncu performansından çıkmadı, vicdandan çıktı—peki bu kadar duruş sergilemenin bedeli hep bu kadar hafif midir?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, medya ve haber döngüsünde sıradan olayların aslında insanın ne yaptığını seçtiğinin göstergesi olduğunu savunur. Görkem Sevindik'in siyasi çıkışından İbrahim Tatlıses'in oğluyla barışmasına, Bahar Şahin'in ehliyet sınavı mücadelesinden yaşam tercihlerine kadar her anekdot aslında bir duruş meselesidir. Ancak yazarın tasaddüfi olayları evrensel değerler haline dönüştürmesi, özel vakaları genel yargıya çevirmedeki sınırları gerçekten vardır mı?

Bazen bir cümle, kariyerden büyüktür.

'Eşref Rüya' dizisinin Kadir'i Görkem Sevindik o cümleyi kurdu.

"İnsanlık bugün ayağa kalkmayacaksa ne zaman kalkacak"

Rol yapmadı, içinden geleni söyledi.

Ve bir anda mesele dizi değil, vicdan oldu.

Karşısına İsrailli Bakan Ben-Gvir çıktı.

Tehdit etti.

Ama anlamadığı bir şey var...

Kadir Baba olmak senaryoda yazmaz.

Vicdanla yazılır.

Sevindik risk aldı.

Susmadı.

Ve bu yüzden yalnız kalmadı.

Telefonlar geldi, destek yağdı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Sevindik'i telefonla arayarak tebrik etti.

Ama asıl mesele şu: Bu bir PR değil.

Bu dümdüz insanlık refleksi.

Son söz: Herkes rol yapar...

Ama herkes duruş sergileyemez.

BABA İLE EVLAT ARASINA KÜSLÜK GİRMEZ

Hastane odasında yaşananlar...

Dizi sahnesi değil, hayatın ta kendisi.

İbrahim Tatlıses ile oğlu Ahmet Tatlıses aylar sonra karşı karşıya geldi.

Yanlarında Dilan Çıtak da vardı.

Kapı açıldı, gözler doldu.

Gerisi zaten herkesin bildiği hikaye...

Ahmet, yasağı göze alıp babasına gitti.

Çünkü bazı yollar mesafeyle ölçülmez.

Polis gelmiş, tansiyon çıkmış...

Bunlar detay.

Asıl mesele şu: Bir evlat, babasına sarıldı.

Tatlıses'in "Oğlum benim isteğimle geldi" cümlesi de noktayı koydu.

Ne olursa olsun...

Baba ile evlat arasına küslük girmez.

Girer gibi olur ama kalmaz.

BAHAR ŞAHİN'İN DEĞİL, EHLİYETİN SORUNU VAR!