Türk dizileri öyle bir noktaya geldi ki artık sadece Türkiye'nin değil, dünyanın ortak izleme alışkanlığına dönüştü.
Latin Amerika'dan Ortadoğu'ya, Avrupa'dan Asya'ya kadar milyonlar ekran başında.
Elbette bu küresel ilgi, başrol oyuncularını dünya çapında yıldızlara dönüştürüyor ama gözden kaçan bir gerçek daha var:
Türk dizileri müzik sektörünün gizli lokomotifi.
Bugün bir şarkının hit olması için radyoya, billborda, dev reklam kampanyalarına ihtiyacı yok.
Doğru sahnede, doğru anda çalsın yeter.
Bir aşk itirafında, bir ayrılık sahnesinde ya da dramatik bir finalde fonda duyulan bir parça...
Ertesi gün Spotify listelerinde zirve, TikTok'ta trend, Instagram'da story fonu.
Artık müzik piyasasında soru şu:
"Hangi radyoda çalacak" değil, "Hangi dizide çalacak"
Çünkü hiçbir reklam, Türk dizilerinin yarattığı o duygusal çarpan etkisini veremiyor.
Bu "Dizi etkisi"nin örnekleri saymakla bitmez ama bazıları gerçekten ders niteliğinde.
İnci Taneleri - "Dilber Evin Barkın Yok mu"
Dizi daha başlamadan fragmanıyla Ankara havasını ülke gündemine soktu.
Erkal Sonel'in sesi haftalarca her yerdeydi.
Fragmanla hit olan şarkı mı olur
Türk dizilerinde olur.
Ragga Oktay - "Yeniden" (Eşref Rüya)
Kadir karakterinin dans sahnesiyle birlikte yıllar önceki bir parça bir anda sosyal medyada viral oldu.
TikTok ve Instagram'da genç kuşak şarkıyı yeniden keşfetti.
Dizi sayesinde şarkının ikinci baharı başladı.
Çukur...
Rap müziğin ana akım televizyona taşındığı kırılma noktasıydı.
Diziyle birlikte rap, sadece gençlik alt kültürü değil, prime time'ın ana akımı oldu.
Türk dizileri bugün sadece yıldız oyuncu üretmiyor; hit şarkı da üretiyor.
Bir sahnede dökülen iki damla gözyaşı, bir şarkıyı milyonların diline pelesenk etmeye yetiyor.
Görünen o ki, müzik sektörünün en güçlü PR ajansı artık yapım şirketleri ve senaristler.
Bir aşk sahnesi, bir ayrılık repliği ve doğru fon müziği...
Gerisi zaten dijital platformlarda rekor.
TİYATROYU SEVDİREN ADAMA VEDA ETTİK

12