Sosyal medyada tuhaf ama güzel bir şey oluyor.
Ne rap atışması var ne pop polemiği...
Bir ilahi listeleri zorluyor.
Adı: Celal Karatüre
Eser: "Kabe'de Hacılar Hu Der Allah."
Evet, gençler açıp dinliyor. Çocuklar ezberliyor. Reels'lerde "Allah" nidaları yükseliyor.
Bazıları hemen burun kıvırdı:
"İlahi de mi trend oldu"
Ben öyle bakmıyorum.
Yıllardır "Gençlik elden gidiyor" cümlesini duyduk.
Şimdi genç kendi isteğiyle ilahi dinliyor. Zorlama yok. Algoritma öneriyor, kalp kabul ediyorsa mesele bitiyor.
Bu eser yeni değil, ama her dönemin bir sesi var.
Bir zamanlar Abdurrahman Önül başka bir kuşağa dokunuyordu.
Bugün daha filtresiz, daha ham bir yorum yeni nesle temas ediyor.
Olay sadece müzik değil.
Olay, dijital çağda maneviyatın kendine yer açması.
Pop listelerinin ortasında bir "hu" yükseliyorsa, bu küçümsenecek değil, okunacak bir sosyolojik işarettir.
Belki de ilk kez trend olan şey bir ego değil, bir teslimiyet cümlesi.
Ve evet...
Bazen bir "Allah" nidası, milyon tıklamadan daha değerlidir.
PARAYLA SINANAN ŞÖHRET
Magazinde iki konu asla eskimez: aşk ve para.
Aşk romantiktir... Para ise daha çok tık alır.
Son haftalarda Burak Özçivit'in dizisinden çok, aldığı iddia edilen evler konuşuluyor.
Türkiye'de malları satmış... Abu Dhabi'de malikane... Dubai'de rezidanslar... Eyüp'te 30 daire...
Neredeyse gayrimenkul imparatoru ilan edildi.
Ama Özçivit net konuştu:
"Hiçbir gerçekliği yok."
Şimdi dürüst olalım...
Bir oyuncunun rolü değil de serveti konuşuluyorsa, orada magazin refleksi devreye girmiştir.
Biz başarıyı alkışlarız ama zenginliği merak ederiz.

5