Bülent Ersoy haklıyken haksız oldu

Bülent Ersoy'un Kuşadası konserinde yaşananları izledim.

Konser saat 21.00'de başlayacakken, rahatsızlık ve teknik aksaklıklar nedeniyle yaklaşık bir buçuk saat gecikmeyle başladı.

Seyircilerden biri de "Saat kaç oldu Seyirciye saygı" diye tepki gösterince Bülent Ersoy çok sert bir karşılık verdi.

Şimdi burada iki tarafı da anlamak lazım...

Bülent Ersoy rahatsızlanmış, kapıda doktorlar bekliyor ve buna rağmen seyircisini mağdur etmemek için sahneye çıkmış.

Bu elbette kıymetli; yıllardır sahneye verdiği değeri de kimse tartışamaz.

Ama seyirci de parasını verip, zamanını ayırıp o konsere geliyor.

Bir buçuk saatlik rötarın ardından gelen haklı bir tepki dünyanın sonu değil. Üstelik teknik aksaklığın faturası seyirciye kesilemez.

Bence Bülent Ersoy tam da bu noktada haklıyken haksız duruma düşüyor.

"Rahatsızlandım ama sizler için buradayım" dese, o tepkiyi gösteren seyirci büyük ihtimalle onu ilk alkışlayan kişi olacaktı.

Ancak "defol git" cümlesi kurulduğu anda konu rötar olmaktan çıktı; sanatçı ile seyirci arasındaki o hassas köprüyü yıktı.

Ajda Pekkan'dan Tarkan'a, Sezen Aksu'dan Yıldız Tilbe'ye kadar devleşen isimlerin sırrı sadece hit şarkıları değil; kriz anında bile seyirciyle kurdukları o güçlü bağ.

Çünkü sahnede ne kadar büyük bir yıldız olursanız olun, o koltukları dolduran insanlar yoksa o ışıkların hiçbir anlamı kalmıyor.

CEM YILMAZ VE ŞAFAK SEZER'E NE OLDU

Son günlerde iki fotoğraf magazin gündeminde fazlasıyla konuşuluyor:

Biri Cem Yılmaz, diğeri Şafak Sezer...

Cem Yılmaz sakalını bıyığını kesmiş, saçlarını boyatmış.

Meğer bu değişimin arkasında yeni projesi GORA 4 GORA varmış.

Alıştığımız imajın dışına çıkınca sosyal medyada yorumlar gecikmedi.

Şafak Sezer ise tam tersine verdiği kilolarla gündemde; son görüntülerinde yüzü oldukça incelmiş durumda.

Zaman zaman "8 günde 8 kilo verdi" gibi haberler çıksa da Şafak Sezer bunlara kendi mizahi üslubuyla yanıt vermişti.

Henüz doğrulanmış bir sağlık açıklaması da yok.

Benim dikkatimi çeken şey ise başka.

Artık bir sanatçı imaj değiştirse, birkaç kilo alsa ya da verse anında "Ne oldu" panikliğiyle konuşmaya başlıyoruz.

Oysa oyuncuların rol için kılıktan kılığa girmesi, kilo alıp vermesi sinemanın doğasında var.

Çağatay Ulusoy da kariyeri boyunca rolleri için defalarca imaj değiştirdi ve her seferinde günlerce konuşuldu.

Şafak Sezer'deki değişim şaşırtıcı olabilir, kabul.

Ancak resmi bir açıklama gelmeden sağlık üzerinden felaket senaryoları yazmak doğru değil.