Oyuncu Mehmet Günsür, 20 yıllık eşi Katerina Mongio ile Altın Portakal'a katılıyor, sosyal medyada bazıları kadının yüzünü, yaşını, görünümünü tartışmaya açıyor.
Günsür'e de bu konu sorulunca "Yorumlar umurumda değil" diyor.
Gayet yerinde bir cevap...
Benim anlamadığım şu: Estetik yaptırana "Herkes birbirine benzedi" diyenlerle, doğal görünene yaşından dolayı yüklenenler aynı yerde buluşmayı nasıl başarıyor
Kadın ne yapsa birilerinin dilinden kurtulamıyor.
Üstelik karşımızda bir yönetmen var.
İşiyle, ürettikleriyle konuşulabilecek bir insanı, ünlü bir oyuncunun yanına yakıştırıp yakıştırmamak üzerinden değerlendiriyoruz.
Kim verdi bize bu hakkı
Yıllardır magazinin içindeyim.
Bir çiftin yan yana verdiği fotoğraftan evliliğine not vermenin ne kadar kolay olduğunu iyi bilirim.
Oysa o fotoğrafın arkasındaki hayatı bilmiyoruz.
Birlikte geçen yılları, büyütülen çocukları, paylaşılan dertleri...
Bir insanın eşine hala sevgiyle bakabilmesi bana çok daha kıymetli geliyor.
Yüzündeki çizgileri sayacağımıza, yirmi yıl sonra hala yan yana durabilmenin güzelliğini görsek keşke.
EBRU YAŞAR SÖYLEDİ, GİRNE EŞLİK ETTİ
Geçen hafta çok sevdiğim KKTC'de bir günlük kaçamak yaptım.
İstanbul'un koşturmacasından sonra Girne'nin havası bile insana iyi geliyor.
Her gidişimde aynı şeyi söylüyorum: "Biraz daha kalmak lazımdı."
Bu kez dönüşü zorlaştıran bir sebebim daha vardı: Ebru Yaşar...
Girne'de sahneye çıktı, hepimize şahane bir gece yaşattı.
Yeşil ve altın tonlarındaki kıyafeti çok şıktı, sahne ışıl ışıldı.
Sesine zaten diyecek söz yok.
Ama benim konserlerde asıl baktığım, sanatçının seyircisiyle kurduğu bağdır.
Ebru o konuda da çok başarılı.
Şarkıyı söyleyip kenara çekilmiyor, salondaki herkesi gecenin içine katıyor.
Kendisi de "Önce ben eğlenirim, ben eğlenince de herkes eğlenir" diyor.
Haklı; sahnede keyfi yerinde olan sanatçının enerjisi masalara kadar ulaşıyor.
Volkswagen Arena'da verdiği iki büyük konserin heyecanı da hala üzerindeydi.
"Rüyaların ötesinde bir iş oldu. Hala etkisindeyim" diye anlattı.
Yaklaşık 400 kişinin emeğiyle hazırlanan o sahnenin her aşamasıyla ilgilenmiş, konserden önceki gece saat üçlere, dörtlere kadar çalışmaları takip etmiş.
Yıllardır sahnede olan bir sanatçının hala böyle heyecanlanmasını seviyorum.
Seyirci de o özeni hissediyor zaten.
Ebru, "Biz eğlenmeden sahneden inmeyiz" demişti.
Sözünü tuttu!
Bize de şarkılara eşlik etmek ve dönüşte "Keşke bir gün daha kalsaydık" demek düştü.
SEYİRCİYİ DE HESABA KATIN
Televizyonda artık yalnızca "Bu dizi reyting alır mı" sorusu konuşulmuyor.
"Reklam geliri yeni bölümü yayınlamaya yeter mi" sorusu da gündemde.
Geçen hafta "Kızılcık Şerbeti" ve "Başkalarının Hayatı" gibi dizilerin yeni bölümlerinin ekrana gelmemesi bu tartışmayı büyüttü.
Bir ayrıntıyı da atlamayalım: "Kızılcık Şerbeti" için reklam yetersizliği iddiası ortaya atılırken, Gold Film aranın Cumhuriyet Bayramı haftası nedeniyle verildiğini açıkladı.

8