Mizah, hayatla başa çıkmanın bir yolu

Kenneth Branagh, "Mayday" filminde Ryan Reynolds ile bir araya geldi. Reynolds yapımda gizli görev sırasında Rus topraklarında mahsur kalan Amerikan Donanması pilotu Troy Kelly'yi canlandırıyor. Karşısına Branagh'ın hayat verdiği eski KGB ajanı Nikolai çıkıyor. İlk başta birbirlerine güvenmeleri imkânsız görünen bu iki adam, beklenmedik bir yol arkadaşlığına sürükleniyor... Kenneth Branagh'la sürprizlerle dolu karakterini ve Ryan Reynolds'la kurdukları kimyayı konuştuk.

◊ Siz ve Ryan Reynolds çok farklı oyunculuk geleneklerinden geliyorsunuz. Aslında bu farklılık Nikolai ve Troy karakterleri için de neredeyse kusursuz bir uyum yaratıyor. Ryan'la karşılıklı oynamak sahnelere yaklaşımınızı değiştirdi mi

- Ryan oyunculukta çok özgür, tamamen o anda olan ve karşısındakini gerçekten çok iyi dinleyen biri. Bence bu filmde, iki karakter arasındaki kimyaya dayanan bu dostluk komedisinde Ryan espriyi yapan taraf değil, karşısındaki karakterin komedisini besleyen taraf olmaya gerçekten hazırdı.

Ryan'ın yaptığı pek çok harika işte gördüğümüz o olağanüstü hızlı ve kıvrak konuşma yeteneğine rağmen, burada daha az konuşurken de son derece rahattı. Çünkü komedinin asıl motorunun Nikolai, yani benim karakterim olduğunu ve hikâyeyi onun sürüklediğini çok iyi anlamıştı. Onun müthiş dinleme yeteneği de bu dinamiğin işlemesinde çok önemliydi. Bu kez komedinin içinde farklı bir rol üstleniyordu.

Haberin Devamı

Her şeyden önemlisi çok cömert, çok nazik ve son derece profesyoneldi. Hep zamanında geliyor, tamamen hazır ve o anın içinde oluyordu. Bu da birlikte çalışmayı gerçekten çok keyifli hale getirdi.

◊ Bir insanın yaptığı şakalardan, mizah anlayışından karakteri hakkında bir şey öğrenmiyor muyuz

- Bence bu çok yerinde bir gözlem. Bir insanı neyin güldürdüğünü gördüğünüz anda, onun zevkleri ve dünyaya nasıl baktığı hakkında da bir şeyler öğrenmeye başlıyorsunuz. Aynı zamanda ne kadar doğal bir empatiye sahip olduğunu, hayatın absürtlüklerine ne ölçüde açık olduğunu da görüyorsunuz.

Hayat çoğu zaman öylesine zorlayıcı ve şaşırtıcı olabiliyor ki, güçlü bir mizah ve absürtlük duygusu aslında bir başa çıkma mekanizmasına dönüşüyor. Hayatın karşımıza çıkardığı beklenmedik şeylerle mücadele edebilmenin bir yolu oluyor. Bence bu çok etkileyici bir özellik.

Troy ile Nik arasında da zamanla böyle bir mizah anlayışının ortaya çıktığını görüyoruz ve bu, aralarındaki dostluğun kurulmasına yardımcı oluyor. İkisi de yavaş yavaş hayata ve insanlara dair ortak, insancıl bir bakış açısına sahip olabileceklerini fark ediyor.Mizah da bu ortaklığın en hızlı ve en güçlü işareti haline geliyor.

Haberin Devamı

NIK, SIRA DIŞI VEKARMAŞIK BİR KARAKTER

◊ Karakteriniz ilk baştaçok farklı görünüyor. Ama sonra Amerikan pop kültürüne hayran, neşeli bir eski KGB ajanı olduğunu keşfediyoruz. Nik, alıştığımız Soğuk Savaş filmi klişelerini nasıl kırıyor

- Nik sıra dışı biri. Amerikan kültürüne, özellikle de "Top Gun" filmine duyduğu hayranlık konusunda neredeyse idealist diyebileceğimiz bir tarafı var. Ama zamanla onun uzun süredir yalnız yaşadığını ve bir anlamda kendini sürgüne çektiğini de öğreniyoruz.

Artık parçası olamayacağını düşündüğü KGB sisteminden uzaklaşmaya çalışıyor. Çünkü sonunda bunun ailesi üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu da görüyoruz. Dolayısıyla sistemin işlemediğini çok kişisel olarak deneyimlemiş bir adam. O sistem, onun onaylayabileceği bir hayat sürmesine ya da olmak istediği türden bir baba olmasına izin vermemiş.

Haberin Devamı

Bu yüzden Nik oldukça karmaşık bir karakter. Şiddet kullanması gerektiğinde son derece acımasız olabiliyor. Çok iyi eğitimli olduğu açık. Bu da onu çok şaşırtıcı biri haline getiriyor. Çünkü bir yandan son derece öngörülemez; dünyaya neredeyse çocuksu, saf bir merakla bakıp sizi güldürebiliyor. Ama tehlike karşısına çıktığında, karşısında olmak istemeyeceğiniz biri.

Bence karakterin bu öngörülemezliği filmi sürekli canlı tutuyor. İzleyici Troy ile Nik'in gerçekten birbirleri için iyi olup olmayacağını merak ediyor.

Yönetmen ve senaristlerin Nik'e verdiği bu tuhaf ve karmaşık kişilik, filmin sürpriz duygusunu güçlü bir biçimde koruyor ve onu klasik Soğuk Savaş gerilimi klişelerinden uzaklaştırıyor.

Haberin Devamı

◊ Hem tiyatro hem de sinema projeleri yönetiyorsunuz. Başka bir yönetmenin, hatta bu filmde olduğu gibi iki yönetmenin John Francis Daley ve Jonathan Goldstein'ın yönlendirmesi altında oyunculuk yapmak sizin için nasıl bir deneyim

- Her zaman çok ilginç. Çünkü bu işi yapan insanları çok yakından izleme fırsatınız oluyor. Danny Boyle'un bir keresinde bana "Keşke senin gibi başka yönetmenleri çalışırken bu kadar yakından izleyebilme şansım olsa" dediğini hatırlıyorum. Bir oyuncu olarak benim böyle bir avantajım var. Burada da baştan sona gerçekten çok keyifli bir deneyimdi. İkisi de son derece hazırlıklıydı.

Kendilerine ilham veren filmlerden rahatlıkla örnek verebiliyorlardı. Ryan ve benimle yaratıcı bir konuda fikir ayrılığı yaşadıklarında geri durmuyorlardı. Filmin yönü konusunda sağlam kontrolleri vardı ve çalışma disiplinleri de çok güçlüydü.