Michael Jackson'ın misyonu insanları birleştirmekti

Michael Jackson, müzikten modaya, danstan sahne şovuna kadar dünyanın estetik hafızasına kazınmış bir ikon. Ayaklarının ritmi, bedeninin geometrisi, sahnedeki en küçük hareketi bile pop kültüründe yer aldı. Hayatını konu alan "Michael" filmi de yaklaşık 978 milyon dolarlık gişesiyle"Oppenheimer"ı geçerek tüm zamanların en yüksek gişeli biyografisi oldu. Filmde Michael Jackson'ı canlandıran yeğeni Jaafar Jackson'la ünlü yıldızı konuştuk.

* Hangisi daha zorluydu; popun kralı Michael Jackson'ı canlandırmaya hazırlanmak mı, yoksa kendi amcanızı canlandırmak mı

- Bence ikisi de kendi içinde zorlayıcıydı. Ben bu role iki farklı açıdan yaklaşmaya çalıştım. Bir yandan aile olarak Michael'ı tanıyan biriydim ama diğer yandan kendimi bundan tamamen ayırıp, sanki Michael Jackson hakkında hiçbir şey bilmiyormuşum gibi en baştan bakmak istedim.

Bu nedenle çok kitap okudum, Jackson Five döneminden solo albümlerine kadar tüm müziklerini yeniden dinledim. Onun sadece sahnedeki Michael Jackson olmadığını, insan olarak kim olduğunu daha derinden anlamaya çalıştım.

Aileden biri olmak ise bana bambaşka bir kapı açtı. Kendi kişisel anılarıma dönebildim, aile üyeleriyle konuşabildim. Bir kitapta, videoda ya da internette bulamayacağınız çok küçük ama çok değerli nüanslara ulaşabildim.

Haberin Devamı

O yüzden ikisi de çok zordu diyebilirim. Asıl mesele, aile bağıyla profesyonel oyunculuk arasındaki dengeyi kurabilmekti. Michael Jackson'a hem çok yakından hem de mümkün olduğunca objektif bir yerden bakmayı öğrenmek benim için en büyük sınavlardan biriydi.

* Michael Jackson, benzersiz lirik vokalinin ötesinde, dansta fiziksel mükemmelliğin de sembolü. Onun bedeni, ayakları ve dans dilini anlamak nasıl bir süreçti

- Michael karakterinin içine gerçekten girebilmek adına en zorlayıcı taraflardan biri buydu. Çünkü hepimiz onun sahnedeki performansına, o enerjisine, o hareket biçimine çok aşinayız. Ama mesele onu kopyalamak değil; o hissi kendi bedeninde bulabilmekti.

Benim için her şey duyguyla ilgiliydi. O noktaya gelebilmem, kendimi gerçekten rahat ve güvende hissedebilmem zaman aldı. Provalar sırasında aynaya baktığımda, bazen kendimi kandıracak kadar yakın hissettiğim anlar oluyordu. Ama ilk 2 yıl boyunca bu tutarlı değildi. Yine de sürekli daha iyi olmak için çalıştım.

Başlangıçta çok yorucuydu. Kendi bedenimle ilgili oldukça fazla öz farkındalık yaşıyordum. Bir de dayanıklılık meselesi vardı. Çünkü Michael'ın enerjisiyle bir performansı baştan sona taşımak başlı başına zor. Ama bunu sete taşıdığınızda iş daha da büyüyor. Çünkü bazen aynı performansı 10, 15, 20 kez baştan sona yapmanız gerekiyor.

Haberin Devamı

Ben de hazırlık sürecimi bunun üzerine kurdum: Tekrar. Zamanla daha da güçlendim. Sete çıktığımda büyük dans numaraları ve performanslar istendiğinde kendime şunu söyleyebilecek kadar hazırdım: "Bunu yapabilirim." Mesele, hazırlık sürecinde kendimi bu dünyanın içine olabilecek en zorlayıcı şekilde bırakmaktı.

ZAMANSIZ BİR ŞEYYARATMAK İSTEDİ

* Michael Jackson dans ederken kravatını istediği şekilde hareket ettiremeyince, doğru savruluşu yakalamak için kravatın içine 25 cent'lik bozuk para koymuş. Böyle detaylar Michael'ı kral yapan özelliklerden...

- Evet. Michael'ın performanslardaki dans tarafına bakışında en sevdiğim şeylerden biri, her şeyi çok görsel düşünmesi. Her zaman yeni şeyler bulmak isterdi. Onu sahnede izleyen insanlara her zaman bir sürpriz yaşatmak isterdi.

Haberin Devamı

Bu da benim, onun performanslarındaki en küçük detaylara bile dikkat etmemi sağladı. En önemlisi, hareketlerin arkasındaki anlamı öğrenmeye çalıştım.

* Bu kadar sıra dışı bir müzisyeni, aynı zamanda tartışmalı bir kişiliği yorumlamanın getirdiği sorumluluk duygusuyla nasıl başa çıktınız

- Büyüdüğü yere, köklerine, etrafını saran dünyaya, anne-babasıyla ilişkisine, aile dinamiğine baktım. Kardeşleriyle çevrili bir çocukluk geçirmişti. Sonra bunun, solo kariyerine başladığında ve kendi yaratıcı özgürlüğüne kavuştuğunda nasıl bir yere evrildiğini anlamaya çalıştım. Ama Michael her zaman zamansız bir şey yaratmak istedi. İnsanları bir araya getiren müzikler yapmak istiyordu. En başından itibaren onu harekete geçiren temel duygu buydu.

Haberin Devamı

Jackson 5 döneminde bile, daha çok genç yaşlardayken hastaneleri ziyaret ettiklerini, imkânları daha kısıtlı insanlarla vakit geçirdiklerini görmek çok önemliydi. Dünyada olup bitenlere karşı gerçekten hassas bir tarafı vardı. Michael büyüdükçe bu duyarlılık giderek daha da derinleşti. Müziğinin arkasındaki itici güç de aslında buydu: İnsanlara dokunmak, onları bir araya getirmek ve dünyada olup bitenlere karşı bir şey söyleyebilmek.