Guy Ritchie imzalı "MobLand", ilk sezonuyla Paramount+ tarihinin en büyük açılış rekorunu kırdı. Tom Hardy, Helen Mirren ve Pierce Brosnan'ı buluşturan dizi, ikinci sezonuyla geri döndü. Bu sezon Türk mafyası da işin içinde! Hikâyenin merkezinde, Londra'nın suç dünyasında söz sahibi olan Harrigan Ailesi var. Pierce Brosnan acımasız aile lideri Conrad'ı, Helen Mirren ise eşi Maeve'yi canlandırıyor. Hollywood'un iki efsane ismi Pierce Brosnan ve Helen Mirren ile yeni sezonu, güç savaşlarını, evliliği ve Türkiye'yi konuştuk.
◊ Bu sezon hikâyede Türkiye ile ilgili bir bağlantı var. Türkiye hakkında neler biliyorsunuz
- Pierce Brosnan: Çok iyi bir Türk arkadaşım var. Muhteşem bir ressam. Kauai'de ailece de yakın dostumuz. Birlikte resim yapmaya gidiyoruz. Açık havada çalışan harika bir ressam, aynı zamanda heykeltıraş. Türkiye ile en yakın bağım aslında bu.
- Helen Mirren: Yani Türkiye'ye hiç gitmedin mi
- Pierce Brosnan: Hayır.
- Helen Mirren: Çok şaşırdım! Ben Türkiye'de çok fazla zaman geçirmedim ama birkaç kez gittim. Yemekler inanılmaz! Gerçekten muhteşem bir mutfağı var. İnsanlar harika. Tarihi yerleri ise olağanüstü. Gerçekten etkileyici bir ülke.
◊ Antalya'ya gitmiştiniz...
- Helen Mirren: Evet, Antalya'ya bir kez gittim. Bir de Yunanistan'daki Simi Adası'ndan Marmaris'e geçtim. Türkiye'yi gerçekten çok seviyorum. İstanbul'a gitmek ise hayatta mutlaka yapmak istediğim şeyler listesinde en üst sıralarda. Çünkü İstanbul'u henüz hiç görmedim. Ama Türkiye gerçekten olağanüstü, çok özel bir ülke. Yeniden ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.
Haberin DevamıİYİ BİR EVLİLİK ORTAKLIKTIR
◊ Diziye gelirsek öncelikle bu evlilikte güç kimin elinde
- Helen Mirren: Güç sürekli birinden diğerine geçiyor. Güç dediğiniz şey sabit değil.
- Pierce Brosnan: Güçleri, aşkları, tutkuları, yaşama arzuları ve intikam hırsları onları birbirine bağlıyor. İrlanda'nın bataklıklarından tırnaklarıyla kazıyarak bugün bulundukları yere gelmişler. Şimdi de elde ettikleri her şeyi korumak, ellerinde tutmak istiyorlar.
- Helen Mirren: Bütün büyük evlilikler gibi... İyi bir evlilik, günün sonunda bir ortaklıktır. Çünkü insan, hayat arkadaşına kendinden bir şeyler verir. Ben çok güzel bir evlilik yaşadım. Pierce, sen de öyle.
- Pierce Brosnan: Hatta pek çok açıdan ruhsal bir yolculuk. Eşinizin yaşlandığını görüyorsunuz. Hayatın onun omuzlarına ve kalbine yüklediği zorluklara, yaşadığı acılara ve mücadelelere tanıklık ediyorsunuz. Ve hayat yolunda birbirinize destek olarak, birbirinizi taşıyarak ilerliyorsunuz. İşte Maeve ve Conrad'ın yaptığı da tam olarak bu.
Haberin Devamı◊ Peki, ikinci sezonu nasıl tanımlarsınız
- Pierce Brosnan: İlk sezondan yüz kat daha kaotik ve bir o kadar da muhteşem! Bence Jez Butterworth ve Guy Ritchie bu sezon gerçekten ellerinden gelenin fazlasını yapmışlar. Üstelik kadromuza güçlü oyuncular katıldı. Johnny Flynn'in canlandırdığı Frankie karakteri mesela... Janet McTeer var. Gerçekten olağanüstü bir oyuncu. Herkes karakterine ve dizinin dünyasına iyice alıştı, kendine özgü ritmini buldu.
- Helen Mirren: İlk başladığımızda aslında hepimiz bilinmezliğe doğru ilerliyorduk. Kendimizi bir anda bu dünyanın içinde bulduk. Yaptığımız işi heyecan verici ve eğlenceli buluyorduk ama seyircinin nasıl tepki vereceğini hiç bilmiyorduk.
Haberin DevamıSeyircinin bizimle bu yolculuğa çıktığını bilerek geri dönmek çok güzel bir duygu. Artık doğru ritmi yakaladığımızı biliyoruz.
- Pierce Brosnan: Kesinlikle. Guy Ritchie de ilk sezonun başarısına gerçekten çok şaşırdı. Hatta bence bu başarı onu hazırlıksız yakaladı.

29