İlk haftasında 1 milyar izlenme dakikası barajını aşarak dijital yayın platformu Peacock tarihinin en çok izlenen dizisi olan "The Five-Star Weekend" yaz ekranına kadın arkadaşlığının hikâyesini getirdi. Elin Hilderbrand'ın çok satan romanından uyarlanan dizinin merkezinde, eşini trajik bir kazada kaybettikten sonra hayatı altüst olan ünlü yemek yazarı ve sosyal medya yıldızı Hollis Shaw yer alıyor. Hollis, iyileşebilme umuduyla hayatının farklı dönemlerinden dört kadını Nantucket'taki evinde beş yıldızlı bir hafta sonu için bir araya getiriyor. Rüya gibi başlayan tatil, saklanan gerçekler, eski kırgınlıklar ve beklenmedik yüzleşmelerle bambaşka bir yöne savruluyor. Dizinin yönetici yapımcısı ve başrol oyuncusu Jennifer Garner ile yeni dizisini, rol arkadaşlarıyla sette kurduğu bağı ve mutfaktaki en pratik tarifini konuştuk.
* Bir oyuncu ve yapımcı olarak televizyon projelerini sizin için cazip kılan nedir
- Televizyon hikâyelerinin devamlılık taşımasını gerçekten çok seviyorum. Sekiz bölüm bile olsa, bir karakterin dünyasına daha derinlemesine girebilmek için zamanınız oluyor. Sezonun sonuna geldiğinizde karakteri nihayet gerçekten tanımış oluyorsunuz. Sonra da hikâyeye kaldığınız yerden devam edebilmek için yeni bir sezon şansı bulmayı umut ediyorsunuz.
Bu proje özelinde tek bir film ya da tek bir bölüm kesinlikle yeterli olmazdı. Daha en başından itibaren hepimiz birbirimizle çok güzel kaynaştık. Beşimizin arasında anında oluşan, son derece doğal ve güçlü bir uyum vardı. Bu da uzun, yoğun ve zor geçen sezon boyunca bizim için büyük bir avantaja dönüştü. "Zor" derken yanlış anlaşılmasın; aslında cennet gibiydi!
Haberin Devamı* Canlandırdığınız Hollis, yaşadığı büyük kaybın ardından hayatını yeniden kurmaya çalışıyor. Onun yolculuğunu yalnızca acısıyla tanımlamadan yansıtmanın en zor yanı neydi
- Yaşadıklarını bir rafa kaldırıp onlarla yüzleşmemeye çalışıyor. Aslında hissetmesi gereken duygulardan kaçmak için kendini oyalıyor, hayatını güzelliklerle doldurmaya çabalıyor. Ama gerçek şu ki, yas insanı hiç beklemediği bir anda yakalıyor. Hep orada, hemen yüzeyin altında duruyor. Bu yüzden Hollis'in arkadaşlarıyla birlikteyken neredeyse çocuksu bir neşeyle hayata tutunmasını, ama aynı anda acısının da yüzeyin hemen altında varlığını sürdürmesini doğru tonda yansıtmak benim için en zorlayıcı kısımdı.
* Son zamanlarda yapmaktan keyif aldığınız bir tarif paylaşır mısınız
- En sevdiğim kolay tariflerden biri şöyle: Biraz damla çikolata alın ya da en sevdiğiniz çikolatayı küçük parçalara ayırın. Bitter de kullanabilirsiniz. Bitter ve sütlü çikolatayı da karıştırabilirsiniz.
Çikolataları benmari usulüyle ya da mikrodalgada eritin. Sonrasında Hindistan cevizi yağından birkaç yemek kaşığı ekleyip iyice karıştırın. Ardından biraz vanilya ve bir fiske tuz ilave edin. Karışımı kısa bir süre soğumaya bırakın. Dondurmanın üzerine çikolata sosunu gezdirin. İşte "Magic Shell" sosunuz hazır!
Haberin Devamı* Beş kadın bir araya gelirse ne olur
- Ekip arkadaşlarım konusunda gerçekten çok şanslıydım. İşin en ilginç yanı, hiçbirimiz daha önce tanışmamıştık ve birlikte çalışmamıştık. Oyuncu kadrosu daha gündeme bile gelmeden hepsinin çalışmalarını hayranlıkla takip ediyordum. En çılgın hayallerimde bile kendimi böylesine özel bir oyuncu kadrosuyla birlikte düşünemezdim. Otuz yıldır kariyerini hayranlıkla takip ettiğim ama hiç tanışmadığım Chloe Sevigny ile aynı sahneyi paylaşacağım aklımın ucundan bile geçmezdi.
Crazy Rich Asians'tan bu yana hayranlık duyduğum Gemma Chan'ın oyunculuğunu izlerken hep "Bunu nasıl yapıyor" diye düşünürdüm. Bir de D'Arcy var... Çocuklarım, "Aman Tanrım, D'Arcy Carden'la mı çalışacaksın" diye tepki verdi. Ve tabii çok sevdiğimiz Regina Hall... Adadaki en güzel anılarımızdan biri Nantucket'ta hep birlikte "One Battle After Another" filmini izlemeye gitmemizdi. Film bittiğinde ayağa kalkıp Regina'yı alkışladık. Bunu anlatırken bile gözlerim doluyor.
Haberin DevamıEn büyük şansımız ise aramızdaki doğal uyumdu. Çünkü herkes hemen, "Beş kadın bir araya gelirse acaba nasıl olur" diye soruyordu. Ama biz daha ilk andan itibaren son derece rahattık.
Bizi asıl yakınlaştıran, Universal'daki sette sahnenin hemen arkasında yan yana duran birkaç sandalyeydi. Teknik ekip ve kameramanlar yeni çekime hazırlanırken biz o sandalyelerde oturup her şeyi anlatıyorduk. Daha ilk andan itibaren çok derin ve kişisel sohbetlere girdik. Konuşmaya başladıysak, yüzeyde kalmıyorduk, gerçekten içimizi açıyorduk.
Sonra gelip, "Set hazır, sizi bekliyoruz" dediklerinde, "Ne Ama biz burada konuşuyoruz! Asıl işimiz bu" diye tepki veriyorduk. Çünkü bence o yaz boyunca yaptığımız en önemli ve en değerli şey, aramızdaki o gerçek bağı kurmaktı.
Haberin Devamı* Romantik bir partnerin ya da sevgilinin ihaneti elbette insanın kalbini kırar; fakat bir dosttan gelen ihanet, daha yıkıcı. İhanet konusunda neler söylemek istersiniz

10