Dubai yüksek, Dubai parlak, Dubai iddialı...
7 Ocak'ta şehre indiğimde bende bıraktığı ilk his ihtişam ve lüks oldu.
Ama Dubai artık sadece manzara, marka ve lüksle anılmayacak.
Yanına yeni şeyler ekleniyor.
Daha iyi hissetmek, daha iyi hareket etmek.
Enerji, arınma, yenilenme...
Dubai Ekonomi ve Turizm Departmanı'nın (DET) davetlisi olarak bir grup gazeteciyle Dubai-Fenerbahçe arasındaki Euroleague maçını izlemek için Dubai'deydim.
Şehir iyileşmek, yenilenmek ve yaşamak için tercih edilen bir merkeze dönüşme yolunda ilerliyor.
Konaklama adresim Dubai Marina'daki Ciel Otel oldu. 82 katlı, daha 1 ay önce açılmış ve dünyanın en uzun oteli.
Konaklarken Dubai'yi yukarıdan izlemek harikaydı, kabul... Ama bu seyahatte biraz içeri dönüp dev metropolde sakinlik buldum.
İlk durağım Aura Sky Pool oldu. Palm Tower'ın 50'nci katında yer alan, dünyanın en yüksek 360 derece sonsuzluk havuzu...
İtiraf edeyim Dubai'nin 360 derece manzarasına bakarken insanın ağzından bir "Wowww" çıkıyor.
Neyse, güzel bir kahvaltının ardından rotayı The Bay Health Club'a çevirdim.
Mekân tam anlamıyla resetlenme merkezi. Yapay zekâ destekli spor aletleri, biohacking odaları ve 350 metrelik Bay Pool...
Sonra mı Atlantis The Palm'a geçtik.
Oradaki akvaryumu izlemek başlı başına meditasyon gibiydi. Üstüne bir de Awaken Spa'da Sound Healing (Ses Şifası) seansına katıldım. İlk kez ses terapisi deneyimledim.
İyi hissetmek aslında ne kadar temel bir ihtiyaç.
Peki Osmanlı hamamı yok mu
Olmaz mı...
Palm Jumeirah'taki Zabeel Saray'ın içinde yer alan Zabeel Ottoman Spa (Talise), Orta Doğu'nun en büyük hamamı.
Dubai'nin ultra-modern imajının içinde Osmanlı hamam kültürünü yaşatıyor.
Bir diğer durak PAUS oldu. "Bir defalık iyi hisset" mantığında değil, sürdürülebilir rutin kurmaya odaklı bir merkez.
Aslında Dubai'nin wellness'a bakışı da tam olarak böyle.
Alışveriş için yıllık 105 milyon ziyaretçiyle dünyanın en çok ziyaret edilen noktalarından Dubai Mall'a gittik.

16