Yapımcı Dan Levy, "Schitt's Creek"ten sonra geri dönüşü için suç dünyasını aile dramıyla harmanlayan "Big Mistakes" projesini anlatan söyleşide, sette doğallık yakalamak için klasik televizyon kurallarını bıraktıklarını vurguluyor. Boran Kuzum'un Türk oyuncuların Amerikan televizyonundaki ilk başarılı adımlarından biri olması da yazının dikkat çeken noktası. Ancak gerçekçilik adına alınan her özgürlük, her zaman daha iyi hikâyeler yaratır mı?
Emmy ödüllü oyuncu, yapımcı ve yönetmen Dan Levy'nin suç gerilimini komik bir aile hikâyesiyle buluşturduğu "Big Mistakes" dijital platformda seyirciyle buluştu. Levy'nin hem yazdığı hem de başrolünü üstlendiği dizi, ölen büyükanneleri uğruna giriştikleri hırsızlık girişiminin ardından kendilerini organize suç dünyasının içinde bulan iki kardeşin hikâyesini anlatıyor. Yapımda Boran Kuzum da yurtdışından gelip sneaker dünyasında büyük bir isim olmanın hayalini kurarken suç dünyasına bulaşan hırslı genç Yusuf'a hayat veriyor. "Big Mistakes"i Dan Levy ve oyuncu kadrosunda yer alan Laurie Metcalf ile konuştuk.
◊ "Big Mistakes"in ilk ilham kaynağı neydi
- Dan Levy: 6 sezon boyunca sıcak, samimi, insanın içini ısıtan bir iş yaptım; "Schitt's Creek". Sanırım benim doğal merakım bu yüzden beni tamamen farklı bir yöne çekti."Schitt's Creek"te sevdiğim pek çok şeyi yine korumak istedim; aile dinamikleri, kusurlu ama çok insani, ilginç ve komik karakterler... Birbirleriyle olan ilişkilerinin de kendine has bir mizahı var. O yüzden ufak da olsa bir benzerlik var diyebilirim. Ama bu kez bambaşka bir şeyi keşfetmek ve bunu yaparken gerçekten eğlenmek istedim. Bir de suç dünyasını merak ediyordum, onu biraz kurcalamak istedim. Sonra kendimi o dünyanın içinde düşündüm ve şunu fark ettim: Suç işlemem istense muhtemelen başa çıkamazdım.
◊ Temaya karar verip "İşte bu!" dedikten sonra süreç nasıl gelişti
Haberin Devamı- Dan Levy:"Schitt's Creek"in üzerinden 6 yıl geçti ve televizyona dönmeden önce kendime biraz zaman tanımak istedim. Çünkü bir diziyi sürdürmek insandan gerçekten çok şey alıyor. "Schitt's Creek"te yaptığımız işi o kadar çok sevdim ki, yeniden o yoğun çalışma temposuna ve yaratıcı üretim sürecine girmeden önce biraz durulmayı bekledim. Bu süreçte de hep şunu düşündüm: "Televizyona geri döndüğümde, beni uzun yıllar boyunca heyecanlandıracak, güldürecek ve ilgimi canlı tutacak bir hikâye ne olabilir"
Sadece birkaç bölüm değil, birçok sezon boyunca hem beni hem de yazacağım karakterleri taşıyabilecek bir fikir arıyordum. Sonra bir anda her şey yerine oturdu. Suç dünyasını ne kadar çok kurcaladıysam, o da o kadar ilginç ve etkileyici hale geldi. Yaratıcı süreçte bazen bir ipi çekersiniz ve o ip söküldükçe sökülür.
Bu işler her zaman risk taşır. Ama bu diziyle ilgili içimde çok büyük bir huzur var, çünkü ortaya çıkan işi gerçekten çok güçlü buluyorum. Bir projeye karşı böyle bir sevgi ve yakınlık hissetmek çok nadir bir şey. Hatta dürüst olmak gerekirse,"Schitt's Creek"ten beri yaptığım hiçbir işte buna benzer bir bağ hissetmemiştim.
Bir de oyuncu kadrosu öylesine etkileyici ki... Böylesine olağanüstü oyuncularla bir arada olmak, onların her sahneye her şeylerini katmalarını görmek, daha en baştan bana kendimi evimde gibi hissettirdi.
Haberin DevamıBORAN ANNESİYLE NEW YORK'UNALTINI ÜSTÜNE GETİRDİ
◊ Hazır oyuncu kadrosundan bahsetmişken, cast sürecini sormak istiyorum. Bu projede sizi heyecanlandıran, "İşte aradığımız kişi bu" dediğiniz oyuncular kimlerdi Sizden o keşif hikâyelerini biraz dinlesek
- Dan Levy: Jack Innanen gerçekten çok keyifli bir keşifti. Dizide Max'i canlandırıyor. Kanadalı oyuncularla çalışmayı çok seviyorum. Ben de Kanadalı olduğum için, oyuncu listesinde bir Kanadalı görünce hemen ayrı bir yakınlık duyuyorum.
Abby Quinn de Natalie rolü için inanılmaz bir keşif oldu.
Ve Boran Kuzum... Muhteşem biri! Bu, onun Amerika'daki ilk rolü. Hatta sanırım Amerikan televizyonuna geçiş yapan ilk Türk oyuncularından biri. O nedenle Boran için ayrıca gurur verici. Prömiyerimiz için annesini Türkiye'den getirdi, gezdirdi. New York'un altını üstüne getirdiler. M&M's mağazasını bile göstermiş.
Haberin DevamıYani kısacası, bulduğumuz oyuncular için kendimi gerçekten çok şanslı hissediyorum. Bu süreç büyük bir keyifti. Bazen öyle anlar geliyor ki, "Evet, her şey tam da olması gerektiği gibi ilerliyor" diyorsunuz. Casting süreci de bunun ilk işareti. "Tamam" diyorsunuz, "İçime siniyor. Bütün malzemeler elimizde. Şimdi sıra bunun tadını çıkarmakta"...
HER DEPARTMANKUSURSUZ ÇALIŞMALI
◊ Çekimler sırasında en keyif aldığınız ya da sizde iz bırakan gün hangisiydi

4