İstatistikler kaderi belirlemez, sen yazarsın!

Beşiktaş baskındı, topun %59'u ondaydı ama gol bir türlü gelmedi.

İnsanlar bir yere gitmez, bir şey olmayı ummaya gider, der Alain de Botton. Tüpraş'ın tribünleri dün akşam tam da buydu, on binlerce kişi, finale çıkma olasılığının fiziksel ağırlığını taşımak için bir araya geldi. Stat, içindeki her unsuruyla, kolektif bir niyet gibiydi.

Sahada Beşiktaş baskındı, topun yüzde 58'i ondaydı, rakip ceza sahasında daha fazla pozisyon ve gol ihtimali yüzdesi de... Ama skor bir türlü konuşmuyordu. İstatistikle gerçek arasındaki o uzun koridorda maçın asıl hikâyesi yaşandı.

AYRILMAK VAZGEÇMEKTiR

Beckett'in meşhur Godot'yu Beklerken oyununda Vladimir ile Estragon oyun boyunca bekler, bekler, bir türlü ayrılmazlar, çünkü ayrılmak vazgeçmektir. Tüpraş'ta da kimse ayrılmadı, kimse kalkmadı, kimse vazgeçmedi. Kalkmak bu sezonu kapatmak anlamına gelecekti

Haberin DevamıGözden KaçmasınBeşiktaş'ta Sergen Yalçın'a sert tepki: Taraftar 'istifa' dedi, su şişesi fırlattı!Haberi görüntüle

Beşiktaş için kupa, zirveden uzak geçen bir sezonun tesellisi, elden kalan son kalesi, koca bir sezonun son anlamlı cümlesiydi.

Karşı tarafta ise bambaşka bir hikâye vardı. Konyaspor savunmak için değil, inanmak için çıkmıştı sahaya. Çeyrek finalde Fenerbahçe'yi elemişti zaten, sezonun sürprizi miydi, inancın ürünü müydü tartışılır. Ama bir takımın başında İlhan Palut varsa orada şikâyet olmaz, pes etmek olmaz, pozitif oyun ve bazen mükafatını vermese de bolca sabır olur. Çünkü bazen, istatistikler olasılığı tarif etse de hikayeyi yazmaz, kaderi belirlemez, sen yazarsın. Hatta bazen 90+5'te.