Öğrencilerin akademik başarılarını tek bir sınav performansına bağlayan mevcut eğitim modeli, gençlerin geleceğini şekillendiren temel faktör olarak öne çıkıyor. Türkiye'de ortaöğretim ve yükseköğretime geçişte uygulanan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ile Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), her yıl milyonlarca adayın sadece mesleki tercihlerini değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik yaşam alanlarını da doğrudan etkiliyor. Birkaç saatlik sınav maratonu, yıllar süren emeğin karşılığını tek bir ölçme sistemiyle belirleyerek öğrencilerin hayatında belirleyici bir rol üstleniyor.
Sınav Baskısı Öğrencilerin Ruh Sağlığını ve Sosyal Yaşamını EtkiliyorSınav odaklı yapının getirdiği yüksek rekabet ortamı, genç yaştaki bireyler üzerinde belirgin bir performans kaygısı ve stres oluşturuyor. Eğitim uzmanları, sadece ezbere ve test çözme hızına dayalı değerlendirme biçimlerinin öğrencilerin analitik düşünme, yaratıcılık ve problem çözme gibi kritik becerilerini sınırlandırdığını ifade ediyor. Tek bir test sonucuna bağlanan gelecek algısı, öğrencilerin akademi dışındaki ilgi alanlarına, sanatsal faaliyetlerine ve sosyal gelişimlerine zaman ayırmasını zorlaştırıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) verilerine göre, 2025 yılı LGS merkezi sınavına 1 milyonun üzerinde ilköğretim son sınıf öğrencisi katılırken; YKS'ye başvuran aday sayısı 3 milyonu aşmıştır.

27