Gazetemizin yazarı Dikmen Gürün'ün "Bir Dönem Üstünden Türk Tiyatrosunu Eleştirilerle Okumak" başlıklı yapıtı nisan ayında çıktı. ENKA Sanat'ın katkılarıyla Doğan Kitap tarafından yayımlanan 507 sayfa uzunluğundaki kitap, Bülent Erkmen'in -Gürün'ün portresini içeren- şık kapak tasarımıyla daha da zenginleşen, 22x27 cm boyutunda, özenli bir görsel çalışma sunuyor.
Gürün'ün yoğun emeğinin ürünü olan kitap, tiyatro tarihimize yeni bir boyut katmayı amaçlıyor. 1950-1980 yılları arasındaki Türk tiyatro hareketini kapsayan kitapta düşüncelerine öncelikle yer verilen yazarların önemli bir çoğunluğunu tiyatro eleştirmenleri oluşturuyor. Gürün'ün tartışması, eleştirmen olmayan ama tiyatro üstüne düşünen yazarların katkılarını da içeriyor. Böylece, Hasan Âli Yücel'den Reşat Nuri Güntekin'e, Refi' Cevat Ulunay'dan İlhan Selçuk'a, Muhsin Ertuğrul'dan Asaf iyiltepe'ye, Genco Erkal'a, Nurullah Ataç'tan Lütfi Ay'a, Metin And'a, Adnan Benk'e, Özdemir Nutku'ya uzanan ve günümüzdeki eleştirmenleri de kapsayan bir kavrayışla, Türk tiyatrosunun kurumlaşma aşaması olan 1950'lerden yola çıkılarak sahnelerimizin parlak yılları olan 60'lı ve 70'li yıllar kucaklanıyor.
ELEŞTİRİNİN İŞLEVİGürün, tiyatroyu "yaşama boyut katan ve düşünsel, duygusal anlamda sorgulayan bir sanat" olarak tanımlıyor. Tiyatro eleştirisinin de "tiyatronun özünü oluşturan çelişkiler, çatışmalar çevresinde dönen ve yaşamın toplumsal, siyasal, ekonomik yapısındaki izdüşümleri bilimsel ve estetik değer ölçütleri üzerinden irdeleyen bir alan" olduğunu söylüyor. Dahası, "Eleştiri aynı zamanda, tiyatronun üretildiği koşullara, bu koşulların sahne üstünde yansımalarına, seyirciyle kurulan ilişkiye yönelik bir anlamlandırmadır. (...) Eleştiri tiyatronun geçirdiği devrelerle aynı düzlemde ilerler, dönüşümüne tanıklık ederken onu inceler, irdeler ve geleceğe yönelik olarak itici bir güç işlevi görür" Yazar Gürün bu yönüyle eleştiriyi "tiyatro sanatını yalnızca sahnede kalan bir deneyim olmaktan çıkartarak düşünsel alana taşıyan temel unsurlardan biri" olarak da değerlendiriyor (s.51).
Yazar, kitabın bir sonraki bölümünde Türk tiyatrosunun ve öteki sanatların modernleşme aşamasını şöyle vurgulamaktadır: "Atatürk'ün, kültürel gelişmenin bir parçası olan müzik, heykel, resim, şiir, tiyatro gibi sanatlara ve sanatçılara verdiği önem çok iyi bilinmektedir. Dolayısıyla erken Cumhuriyet yıllarında sanatın etkin gücü, devletin bilincinde olduğu bir durumdur" (s.70).
DÖNEMLER BOYUNCA YAŞANAN GELİŞMELER1950-60 dönemini tiyatronun işlevini ve yönelimlerini belirleyen bir aşama olarak değerlendiren Gürün, geleneksel kaynaklar olarak popüler seyirlik tiyatromuza ve tuluat tiyatrosuna ilişkin eleştirel görüşleri dile getirdikten sonra oyun yazarlığı konusuna odaklanan yazılara yer veriyor. Kitabın daha sonraki aşamalarında da yapacağı gibi, eleştirel düşünceleri İstanbul Şehir Tiyatrosu, Devlet Tiyatroları ve özel tiyatrolar bağlamında yaptığı bölümlemeler içinde ve oyun yazarlığı bağlamında değerlendirmektedir. Bir sonraki bölümde de tıpkı bu bölümde olduğu gibi, yalnızca tiyatro kurumları değil, bu yazıya sığmayacak, tiyatroya ilişkin pek çok girişim, kuruluş ve etkinlik de yer alacaktır.

16