Devlet Bahçeli'nin özellikle son dönemde attığı adımlar, yüzeysel okumalarla anlaşılamayacak kadar derin, günübirlik polemiklere kurban edilemeyecek kadar hayatidir.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve bazı kesimlerce şaşkınlıkla karşılanan gelişmelerin ardındaki şifreleri, tereddütsüz mukadder bir kararlılıkla okumak gerekiyor.
Devlet Bey'in de ifade ettiği gibi; "Eğri yollar mesafeyi uzatır." O halde bugün yaşananlar, Türkiye'nin terör kamburundan kurtulması için gidilen en kısa ve en isabetli yoldur.
ANLIK BİR TOKALAŞMA BİLİNÇLİ BİR MESAFE
Bahçeli, DEM Parti grubuyla el sıkışmasını, sanıldığı gibi bir "süreç" başlangıcı veya siyasi bir pazarlık değil; devletin büyüklüğüne yakışan anlık bir yaklaşımdan ibaret olduğunu açıkladı.
Ancak burada asıl dikkat çeken nokta, bu jestin ardından DEM Parti'nin takındığı uzlaşmaz tavır. Devlet Bahçeli, bu hamlesiyle aslında bir maskeyi düşürdü.
DEM Parti'nin "çözüm" istemediği, aksine kaostan beslendiği bu "anlık" hamleyle tescillenmiş oldu.
Devlet Bey, DEM Parti'yi muhatap almaktan ziyade, onları tarihin ve milletin önünde bir sınavdan geçirmiş; sonucunda ise muhatabın siyasi uzantılar değil, bizzat meselenin kaynağı olduğunu işaret etmiştir.
MESAFEYİ KISALTAN ZEKÂ: A'DAN B'YE DOĞRUDAN HAT
Sürecin başında "İmralı A noktasıysa, DEM Parti B noktasıdır; bu iki nokta arasında doğrudan irtibat sağlanmalı" diyen Lider Bahçeli, bugün bu denklemi çok daha stratejik bir boyuta taşıdı.
Artık A noktası Türkiye Cumhuriyeti, B noktası ise 'Kurucu Önderlik'tir. Bu, sadece bir tanım değişikliği değil; eğri yolları devreden çıkaran, aracıları (DEM) etkisizleştiren ve mesafeyi doğrudan çözüme odaklayan müthiş bir hamle.
Bahçeli, "Kurucu Önderlik" vurgusuyla, terör elebaşını devletin belirlediği o çizgiye (B noktasına) gelmeye, silah bırakmaya ve teslimiyete zorlayarak meseleyi bambaşka bir boyuta taşıdı.
Türkiye artık patinaj yapacak vakte sahip değil. Etrafı ateş çemberiyken, iç cepheyi tahkim etmek bir tercih değil, zorunluluktur.
KİLİMİN DİLİ VE TEŞEKKÜRÜN ANLAMI
En çok tartışılan mevzu ise; Abdullah Öcalan'dan gelen ve 27 Şubat 2025 tarihini taşıyan "Barış ve Demokrasi Kilimi" hediyesi ve Bahçeli'nin buna yönelik teşekkürü oldu.
Burada duygusal değil, tamamen sembolik ve stratejik bir okuma yapılmalı. Kilim, Türk kültüründe sabrı, birliği ve her ilmeğin bir nizamla atılmasını temsil eder.
Bahçeli'nin bu hediyeye ve üzerindeki sembollere atıf yaparak teşekkür etmesi, aslında hasmın dahi teslimiyetini, devletin otoritesini kabul ettiğini gösteren bir nişanedir.
Bu teşekkür, şahsa değil; terör elebaşının devletin çizdiği sınırlara (B noktasına) gelmesine, "silahların bırakılması ve Türkiye'ye teslimiyet" noktasındaki mesajın ulaştığına dair bir

16