Merhabalar sevgili okurlar.
Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği (STGM) 2004 yılında, ülkemizde katılımcı demokrasinin gelişiminde sivil toplumun önemine inanan bir grup fikir önderi ve aktivist tarafından kuruldu.
STGM' nin temel amacı, yurttaşın sesi ve demokrasinin temel bir aktörü olan sivil toplum örgütlerinin güçlenip daha etkin çalışmalar yapmalarına destek olmak. Bu nedenle, her ne kadar sivil toplumun bütün yapılarına destekler sağlıyor olsa da; STGM, hak temelli yaklaşıma sahip örgütlenmelere öncelik tanıyor. STGM' nin öncelikli hedef grupları ; toplumsal cinsiyet, çocuk, insan hakları, gençlik, çevre, engelli hakları ve kültürel haklar / kültür-sanat alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri.
STGM, içinde bulunduğumuz ayın başlarında çocuğu konu alan üç bölümlük bir yazı dizisi yayımladı. Dizi'nin ilk bölümü, "Çocuk güvenliğine hak temelli bir başlangıç" başlığını taşıyor. UNICEF destekli "Çocuk Hakları Alanında Çalışan STÖ'lerin İzleme, Raporlama ve Savunuculuk Kapasitelerinin Artırılması Projesi" nde eğitim uzmanı olarak görev yapmakta olan Ceren Fırat Ayten; eğitimden atölyeye, dijital buluşmalardan saha ziyaretlerine kadar pek çok farklı etkinlik düzenlediklerini, çocuklarla doğrudan çalışsalar da çalışmasalar da yaptıkları her işin bir yerden çocukların hayatına değdiğini söylüyor. Bu yüzden de, "çocuk güvenliği ve çocuk koruma" nın hepimizin meselesi olduğunu belirtiyor.
Haberin DevamıAncak bu kavramların zaman zaman birbirine karıştırılabildiğine değinen Ceren Fırat Ayten; bu üç günlük yazı dizisinin, ortak bir çerçeve oluşturmak amacıyla hazırladığını ifade ediyor.
Çocuk koruma, çocukların fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik şiddet, istismar ve ihmale karşı korunmasını odağına alıyor ve Devlet'in, ailenin, toplumun ve elbette sivil toplum örgütlerinin ortak sorumluluğuna işaret ediyor. Amaç, çocukların güvenli ve destekleyici ortamlarda gelişebilmeleri.
Çocuk güvenliği, zararın ortaya çıkmaması için alınan önleyici ve koruyucu adımları kapsıyor. Bu yaklaşım; BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme' nin çocuğun ayrımcılıktan korunması, güvenli bir ortamda gelişmesi, mahremiyetinin korunması, fiziksel ve duygusal bütünlüğünün gözetilmesi yönündeki yükümlülükleriyle doğrudan ilişkili. Dolayısıyla; çocuklarla temas eden yetişkinlerin ve kurumların, çocuklara zarar vermemesini sağlamaya odaklanıyor.
Haberin DevamıÇocuk koruma, risk ya da ihlâl ortaya çıktığında devreye giriyor; müdahale ve yanıtlama süreçlerini kapsıyor.Çocuk güvenliği, -risk daha oluşmadan- zararın hiç gerçekleşmemesi için önleyici, proaktif ve örgüt içi düzenleyici adımları ifade ediyor.Çocuklar yalnızca korunması gereken bireyler değil; güvenliğin nasıl kurulacağını bilen ve tarif edebilen özneler. İşleyen bir çocuk güvenliği için çocukların deneyimlerini, görüşlerini almak ve ihtiyaçlarını sürecin parçası yapmak gerekiyor. Güvenliğin sınırlarının, o sınırlar içinde yaşayan çocuklar tarif etmeden çizilmesi olanaksız. Çünkü çocuk güvenliği, ancak birlikte kurulduğunda anlamlı ve sürdürülebilir olabiliyor.
Çocuk güvenliği kendiliğinden oluşmuyor; bilinçli tercihler, net sistemler ve açık sorumluluklar gerektiriyor. Bu çerçevede bazı başlıklar 'gerçekten vazgeçilmez' olarak öne çıkıyor:
Sınırları görünür kılmak: Davranış kuralları - Davranış kuralları, çocuklarla temas eden herkes için açık ve bağlayıcı bir çerçeve sunuyor. Hitap biçiminden fiziksel temasa, fotoğraf kullanımından sosyal medya iletişimine ve mahremiyete kadar sınırları netleştiriyor.
Haberin DevamıGüvenli alanlar için iyi niyet yetmiyor: Yazılı ve uygulanabilir kurallar;
Belirsizlikleri azaltıyorHem çocukları hem yetişkinleri koruyorRol, sınır ve sorumlulukları görünür kılıyorÇocuk güvenliği çoğu zaman "nasıl davranmalıyız" sorusuna indirgenebiliyor. Oysa mesele sadece davranış değil, ortam. Aynı davranış farklı koşullarda güvenli de olabilir, riskli de. Bu nedenle çocuk güvenliği bireysel tutumlara değil, bu tutumların gerçekleştiği ortam ve uygulama koşullarına birlikte bakmayı gerektiriyor. Bu sebeple, ortamı ve uygulama koşullarını da tanımlamak gerekiyor:
Bire bir görüşmeler nerede yapılacakMekân nasıl düzenlenecekÇevrimiçi buluşmalarda sınırlar ne olacakBu sorulara net yanıtlar verildiğinde belirsizlik azalıyor, hem çocuklar için daha güvenli bir zemin oluşuyor hem de yetişkinler hangi koşulların güvenli, hangilerinin riskli olduğunu daha açık görüyor.
Haberin DevamıÇocuklarla temas edecek kişileri yalnızca mesleki yeterlilikleriyle ya da iyi niyetleriyle değil, çocuk haklarına uygun davranma kapasiteleriyle de değerlendirmek gerekiyor. Dolayısıyla referans kontrolü, önceki deneyimler ve temel çocuk hakları farkındalığının sürecin parçası olması gerekiyor. "Tanıdık", "güvenilir" ya da "iyi biri" olmak tek başına yeterli değil. İster gönüllü ister profesyonel olsun, çocuklarla temas edecek herkes için sistematik ve şeffaf bir değerlendirme süreci kurulması şart. Böyle bir yaklaşım;

2