Siyasete bir darbe girişimi daha püskürtüldü

2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde Ekrem İmamoğlu'nun adaylık hayalleri kurduğuna şüphe yok; lakin Kemal Kılıçdaroğlu hem partisinin hem de 6'lı masanın kendisini aday göstermesini sağladı.

Eğer Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı seçilseydi, Ekrem İmamoğlu'nun 2028 seçimlerine ertelediği hayalleri tamamen suya düşecekti. Kılıçdaroğlu yeniden aday olacak, İmamoğlu'nun esamesi okunmayacaktı.

28 Mayıs akşamı, sonuçlar belli olup Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığı netleşince, Cumhur İttifakı seçmeninin yaşadığı sevinç ve coşkudan daha fazlasını Ekrem İmamoğlu yaşamıştır. Daha ötesini iddia edelim: Ekrem İmamoğlu, 2023 seçimlerinde, Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçilmemesi için çalışmış bile olabilir.

Kemal Kılıçdaroğlu seçimi kaybettiğinde, Ekrem İmamoğlu'nun planının ilk aşaması tamamlanmış oldu: 2028 seçimleri için artık önü açılmıştı. Şimdi yapması gereken, Kılıçdaroğlu'nu CHP genel başkanlığından uzaklaştırmaktı. Kendisi CHP genel başkanı olamazdı zira İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı bırakması gerekirdi. O zaman da finansal güç elinden gidebilirdi. Bu durumda sözünden çıkmayacak bir ismi genel başkan seçtirecek, süreç riske atılmayacak, kendisini erkenden CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak ilan ettirecek, 2028 seçimlerine rahatça girebilecekti.

Siyasette uzun vadeli plan yapıp sabırla taşları üst üste koymak kazandırır. İmamoğlu da bunu yaptı: Kendisini 2028'de adaylığa taşıyacak senaryo başarılı bir senaryoydu. Her şey iyi gidiyordu. Plan tıkır tıkır işliyordu.

İmamoğlu'nun planındaki tek sorun, süreci siyaset içinde, siyasetin kendi iç dinamikleriyle yürütmek yerine, siyasete para ile müdahale etmesindeydi.

İBB'nin kendi kaynakları artı gayri meşru elde edilen devasa finansman ile Ekrem İmamoğlu siyaseti dizayn etmeye yeltendi. Medyaya para aktı, sosyal medyaya para aktı, daha da kötüsü, CHP delegelerine para aktı.

Neresinden bakarsanız bakın, Ekrem İmamoğlu'nun yürüyüşü siyasi bir yürüyüş değildi. İmamoğlu, siyasete finansal araçlarla darbe yapıyordu.

Perşembe günü açıklanan yargı kararıyla, İmamoğlu'nun siyasete yapmakta olduğu darbe girişimi tamamen önlenmiş oldu.

Yargı kararı, öncelikle Türkiye siyasetine yapılan darbeyi önledi. İkincisi, CHP'ye yapılan darbenin önüne geçildi. Üçüncüsü, boğazına kadar çamura batmış Özgür Özel hem çamurdan hem şantajdan kurtarıldı. Dördüncüsü de İmamoğlu'nun planı artık tamamen devre dışı kaldı, İmamoğlu'nun hikâyesi zaten bitmişti, şimdi hikâyenin üzerine beton döküldü.

Bundan sonra ne olur Eğer CHP'de bir ortak akıl hatta bir akıl kaldıysa, parti içinde ya da parti dışında bölünmüşlüğe izin verilmez, taraflar uzlaşır, anlaşır ve tek gövde halinde yollarına devam ederler.