Kelle almak
Özgür Özel, Erdoğan gibi 'gerektiğinde kelle almak' kudretini gösteremiyorsa, bu vefasızlık mı yoksa başka ilişkilerin esareti mi?
Yazar, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in çocuk istismarı ve yolsuzluk iddiaları bulunan belediye başkanlarına karşı gerekli disiplin cezalarını uygulamadığını eleştirmektedir. İddiasına göre, bu durum 'kudret' göstergesi olan ve yöneticilerin gerektiğinde hata yapanları sorgulamalarını gerekli kılmaktadır. CHP tabanının 'vefa' değil başka ilişkiler görmesi, Özgül Özel'in yönetici olarak kudretsizliğinin bir işareti değil midir?
Masallarda padişahların sınırsız yetkiye sahip oldukları, istediklerini sokaktan alıp vezir yaptıkları, istediklerini de rezil yaptıkları, daha da ötesine geçerek hata yapanı bir emirle cellatlara teslim edip kellesini aldırdıkları anlatılır.
İdareci, hata yapan bir personeli usulüne uygun şekilde görevden aldığında, görevden uzaklaştırdığında, görevden el çektirdiğinde, kızağa ya da açığa aldığında, yer değiştirdiğinde, merkeze çektiğinde, tayinini çıkardığında, azlettiğinde, moda tabirle affını kabul ettiğinde halkımız masallardan ilhamla kısaca "kelle aldı" deyip geçer.
Gerek masallardaki doğrudan anlamıyla gerekse bugün olduğu gibi hukuki yollarla "kelle almak", padişahın, sultanın, kralın, cumhurbaşkanının, başbakanın, bakanın, genel başkanın yani tüm idarecilerin acımasız, merhametsiz, vicdansız, haksız, vefasız olduklarına değil, tam tersine kudretli olduklarına işaret ediyor.
İyi yönetici liyakatli kişilere görev verir; daha iyi yönetici ise, gerektiğinde, eşi, dostu, akrabası bile olsa, hata yapanın kellesini alır. "Acırsan acınacak hale düşersin" sözü tam da idareci için geçerlidir. İdarecinin, kişisel ilişkilerini vazifenin önüne geçirmesi, duygusallığı realitenin üstünde tutması, çürümenin, çözülmenin, kokuşmanın yolunu açar ve çöküşü beraberinde getirir.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan'ı hem küresel hem de Türkiye ölçeğinde büyük, sevilen ve seçilen lider yapan vasıflarından biri de sahip olduğu kudreti gayet ölçülü kullanmasıdır. Hiç şüphesiz Erdoğan vefalıdır, merhametlidir, vicdanlıdır, hakkaniyeti gözetir ama gerektiğinde, kendi ifadeleriyle, "babasının oğlu da olsa", "kendi oğlu da olsa", "hiç gözünün yaşına bakmadan" alır ve kanara koyar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, medya başta olmak üzere baskı gruplarının toplu halde hedefe koydukları isimleri, eğer haklı olduklarına inanmışsa, sabırla ve vefayla defalarca koruma altına almıştır. Bir hata gördüğünde de, daha toplumsal tepki oluşmadan, gereken neyse yapmıştır.
Meşru yollar ve meşru gerekçelerle "kelle almak" kudretin, gücün, iradenin göstergesidir; meşru gerekçeler oluştuğunda dahi, duygusallık ve ilişkilerin esaretinde "kelle alamamak" ise zâfiyetin göstergesidir.
Meseleyi getireceğimiz yer CHP ve onun Genel Başkanı Özgür Özel.
Haydi diyelim ki, ortaya çıkan somut delillere rağmen ve hukuki süreç devam ederken Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ile yollarını ayıramıyor. Dahası, Ekrem İmamoğlu'nu "yedirmeyerek" kudretli genel başkan algısı oluşturmaya çalışıyor. Politika ve propagandasında en azından kendi tabanı nezdinde haklı ve başarılı görülebilir. Peki, kirli ilişkileri ortaya çıkan Uşak ve Bornova belediye başkanlarının kellesini neden almıyor Haydi bunu da geçtik, bir kız çocuğu istismar ediliyor, sonrasında da maalesef şüpheli bir trafik kazasında o kızcağız hayatını kaybediyor; şu saat itibariyle belediye başkanı hâlâ CHP'nin üyesi. Henüz istifa da etmiş değil, görevden de alınmış değil.

6