Hind Receb'in gözleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin kuruluşundan itibaren hareketi "dava" olarak tanımladı ve dava arkadaşlarını da sık sık "kutsal bir emanet" taşıdıkları, bu emaneti milletin ve ümmetin kendilerine yüklediği, mesuliyetlerinin çok büyük olduğu, yanlış yola sapmamaları gerektiği konusunda uyardı.

Pazar günü, Sapanca'daki İstişare Toplantısının kapanışında da Erdoğan aynı ikazları yaptı:

"Tüm kalbimle söylüyorum, yükünüz çok ağır ama siz bu yükün altına bilerek, isteyerek, gönüllü olarak girdiniz. Yaptığınız ve yapacağınız her işte, atacağınız her adımda HindReceb'in o güzel gözleri, o masum gözleri, gözünüzün önüne gelsin. Eren Bülbül'ü hatırlayın, Aybüke Yalçın'ı hatırlayın, Ayşe Nur Alkan'ı hatırlayın, Mehmet Selim Kiraz'ı hatırlayın, Ömer Halisdemir'i, Halil Kantarcı'yı hatırlayın, şehit Mustafa Cambaz'ı hatırlayın, 15 Temmuz gecesi kurşunların hedefi olan yol arkadaşlarımızı hatırlayın. Onların henüz 16-17 yaşındayken acımasızca hayattan kopartılan evlatlarını, kardeşlerimizi hatırlayın. Bu aziz kadro bugüne kadar Hz. Peygamber'in, Ehlibeyt'in, evliyanın, ulemanın, ecdadın, şehitlerimizin, gazilerimizin, din, vatan, bayrak uğruna can veren kahramanların, mazlumların hatırasına sahip çıkmış bir kadrodur. Sahip çıkmaya da devam edecektir... Yorulan varsa, buyursun kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin."

Erdoğan'ın bu ikazları, netlik ve duygusallık bakımından ayrı bir derinlik, ayrı bir ağırlık ihtiva ediyor. Erdoğan, bir arabanın içinde, kanlar içindeki cansız akrabalarının arasında, sağlık çalışanıyla irtibat kuran, o saf çocuk sesiyle yardım isteyen, beklerken dualar, ayetler okuyan, saatlerce bekledikten sonra vahşice katledilen 5 yaşındaki Hind Receb'in gözlerini kendisini dinleyen kitlenin üzerine dikiyor. Yetmiyor, Eren Bülbül'ün, Aybüke Yalçın'ın, Ayşe Nur Alkan'ın, Mehmet Selim Kiraz'ın, Ömer Halisdemir'in, Halil Kantarcı'nın, Mustafa Cambaz'ın gözlerini de dinleyenlerin gözü önüne getiriyor. Yetmiyor, Erdoğan, Hz. Peygamber'in, Ehlibeyt'in, evliyanın, ecdadımızın ve tüm şehitlerimizin hatırasını da ekliyor.

Salonda Erdoğan'ı dinleyenler, AK Parti'nin üst kadroları: Bakanlar, milletvekilleri, kurucular, MYK, MKYK üyeleri, Kadın ve Gençlik Kolları ana kademeleri... Erdoğan, onların şahsında, bu ikazı teşkilatının tüm mensuplarına, belediye başkanlarına, meclis üyelerine, il, ilçe, belde başkanlarına ve yönetimlerine, temsilcilere kadar ulaştırmış oluyor.

Çok ağır bir yük! Bir davanın mensubusunuz, milletin ve ümmetin emanetini taşıyorsunuz, mazlumların umudusunuz, Müslüman soykırımının hesabını siz soracaksınız ve Cennet'e gireceğine şüphe olmayan 5 yaşındaki Hind Receb'in, Cennetlik olduğunu umduğumuz şehitlerin, dahası Hz. Peygamber'in gözlerinin üzerinizde olduğu söyleniyor.