Ecevit, Baykal, Özgür Özel

CHP'nin yaklaşık 100 milletvekili Özgür Özel'le hareket ediyorlar. CHP teşkilatının, il başkanlarının, belediye başkanlarının büyük kısmı Özel'in arkasındalar. Mansur Yavaş da Özel'in yanında saf tuttu. Medya, sosyal medya, muhalif yazarlar, şairler, sanatçılar Özel'i destekliyorlar. Hepsinden öte, anketlerde ve meydanlarda CHP tabanının büyük kısmının da Özel'le birlikte olduğu görülüyor.

Türkiye siyasetinde bütün bu faktörleri alt alta, üst üste, sağdan sola, soldan sağa topladığınızda yekûn kocaman bir sıfırdır. Davul da tokmak da Kılıçdaroğlu'nun elindedir. CHP tabelasına, CHP Genel Merkezi'ne, CHP'nin mal varlığına, CHP kimliğine, yetkiye, sorumluluğa resmen sahip olan Kemal Kılıçdaroğlu'dur ve artık CHP'de patron Kılıçdaroğlu'dur.

Özgür Özel bu kocaman sıfırla ne yapabilir Önünde çok net olarak iki seçenek var: Ya parti içinde kalacak, bir hizbin başını çekecek, partiyi kurultaya götürecek; ya da CHP'den kopacak, ayrı bir parti kuracak.

Bülent Ecevit, genç bir gazeteciyken 1954 yılında CHP'ye üye olmuş, 1957 seçimlerinde milletvekili seçilmiş, 1966 yılında da CHP'nin genel sekreteri yapılmıştı. Parti içinde "ortanın solu" hareketini başlatarak İnönü ile rekabete girdi. CHP'den ayrılanlar, ayrı parti kuranlar oldu; Ecevit parti içinde kaldı, mücadele etti, 1972 yılında kurultay içi güven oylamasında İnönü'den çok oy aldı, İnönü istifa etti, Ecevit CHP'nin 3. Genel Başkanı oldu.

Deniz Baykal da Ecevit'in izinden gitti. 1968 yılında CHP'ye girmiş, 1973 yılında milletvekili seçilmiş, CHP yönetiminde görevler üstlenmiş, çeşitli hükümetlerde bakanlık yapmıştı ama sürekli Ecevit'e de muhalefet etmişti. Hizipçilik deyince akla hemen Baykal'ın ismi geliyordu. O da partiden ayrılmamış, parti içinde kalarak mücadele etmişti. 12 Eylül darbesi sonrası siyasi yasağı bitince SHP'ye girdi. Bu kez de Genel Başkan Erdal İnönü'ye karşı mücadelenin öncüsü oldu. 3 kez partiyi kurultaya götürdü, az farkla seçimleri kaybetti. 1992'de CHP yeniden kurulunca Genel Başkan oldu. SHP, CHP'ye katılınca kısa süre koltuğu Hikmet Çetin'e devretti, sonra ilk kurultayda Murat Karayalçın'ı yendi ve 2010'da istifasına kadar CHP Genel Başkanlığı yaptı.

Özgür Özel'in mücadelesi ne Ecevit'in ne de Baykal'ın mücadelesine benziyor. Parti içinde mi yoksa dışında mı belli değil. Bir strateji, taktik, plan, program var mı o da belli değil. Şimdilik sadece hamaset, aşırı duygusallık var. Parti içinde kalacaksa bile Ecevit'in, Baykal'ın aksine kırıyor, döküyor, onarılmaz yaralar açıyor ve kendi yolunu kendisi kapatıyor. Yani Özel elindeki sıfırı da tüketiyor.

İkinci seçenek olarak Özgür Özel yeni bir parti kurabilir mi CHP tarihinde bunun da çok örneği var. Örneğin 80 öncesinde CHP'den ayrılanlar Güven Partisi'ni kurdular, sonra bir bölünme daha oldu, Cumhuriyetçi Parti kuruldu. İkisi de tek tek ve birleşerek kısmi başarılar elde ettiler ama uzun yaşamadılar.