10 soruda "SDG ve Kürtler" meselesi

Hayır değiller. Ahmet Şara, Heyet Tahrir Eş Şam (HTŞ) adlı direniş örgütünün lideriyken şu anda Suriye'nin Cumhurbaşkanı. Kadrosu ise Suriye'nin tüm renklerinden oluşuyor. "IŞİD'çi" kavramı, tıpkı "gerici", "yobaz", "tutucu", "cihatçı", "siyasal İslamcı", "çete" kavramları gibi propaganda amaçlı toptan şeytanlaştırmak amacıyla muhalifler tarafından kullanılıyor.

2. Suriye ordusu Halep'in Kürt mahallelerinde kıyım mı yaptı

Hayır. Suriye Devrimi sonrasında SDG'nin savaşla değil masada müzakerelerle silah bırakması için başlatılan süreç kapsamında, SDG'nin elinde tuttuğu Halep'teki mahallelere dokunulmamıştı. Ancak gerek SDG'nin anlaşmaya yanaşmaması, gerekse Halep'teki mahallelerde artan baskı ve buradan yapılan saldırılar nedeniyle Suriye ordusu operasyon yaptı. Operasyonda sivillerin zarar görmemesi için azami hassasiyet gösterildi. Operasyon öncesi evlerini terk edenler geri döndüler. Halep'teki Kürtler de terör örgütünün baskısından kurtulmuş oldu.

3. SDG'nin silah bırakması ya da muhtemel bir savaş, "Kürt katliamı" anlamına mı geliyor

Kesinlikle hayır. SDG sadece Kürt unsurlardan oluşmuyor ama SDG'nin kontrolü ve askeri yapısı PKK/YPG'den oluşuyor. Yani Suriye ordusu Kürtlere karşı değil, terör örgütlerine karşı bir mücadele yürütüyor. Bu terör örgütleri yıllar içinde ABD tarafından eğitildi ve donatıldı; İsrail tarafından da korundular. Suriye Devleti, kendi toprakları içinde silahlı gücü de olan ayrı bir yapılanmayı tabii olarak kabul etmiyor. Hedef Kürtler değil, terör örgütleri.

4. Suriye içinde Kürtlere imtiyazlar tanınmayacak olması "Kürt kıyımı" anlamına gelmez mi Kürtler haklarını nasıl savunacaklar

Esed diktatörlüğünde Suriye'de Kürtlerin varlığı kabul edilmiyor, kimlik dahi verilmiyordu. İç savaş döneminde ise bu kez PKK/YPG Kürtlerin üzerine karabasan gibi çöktü. Kürt çocukları okullardan kaçırılarak silah altına alındı. Özgürlükler kısıtlandı. Suriye'deki Kürtler üzerinde bir "dinsizleştirme" operasyonu başlatıldı. Şam yönetimi ise adımlarını ülkenin tamamını kucaklayacak şekilde atıyor. Her azınlığa imtiyazlar tanımak ülkenin bölünmesi anlamına geliyor. Şam yönetimi katılımcı bir yönetim inşa etmek istiyor. En son Ahmet Şara "Kürtlerin hakları anayasal güvence altına alınacaktır" dedi.

5. SDG'nin ortadan kaldırılması Suriye içinde IŞİD'le mücadeleyi zayıflatmaz mı

IŞİD zaten Suriye'de kontrol altına alındı. Bir tehdit olsa bile Suriye ordusu artık bununla baş edebilecek güçte.

6. SDG'ye bir operasyon, Türkiye'de sokak olaylarına sebep olur mu

PKK ve DEM, yaptıkları yoğun propaganda ile böyle bir kışkırtma ortamı oluşturmaya çalışıyorlar. Ne yazık ki "makul" hatta "dindar" zannettiğimiz bir takım tanınmış figürler de PKK-DEM diliyle İsrail tarafından kullanılan terör örgütüne yönelik bir operasyonu "Kürtlere kıyım" gibi yansıtmaya çalışıyorlar. Bu kışkırtmalar neticesinde kuşkusuz operasyonun Türkiye içine yansımaları olacaktır ama güvenlik güçlerinin bu konuda tecrübeleri var.

7. SDG'nin bir terör örgütü olduğu, ABD tarafından kurulduğu, İsrail tarafından kollandığı, Kürtleri sekülerleştirdiği bilindiği halde, Türkiye içindeki dindar Kürtlerin bir kısmı neden SDG'yi destekliyor

Maalesef yıllar içinde Kürt dini hareketlerinin bir kısmı gerek baskı ve tehdit, gerekse reaksiyon refleksiyle ırkçı bir renk aldılar. "Yeter ki bir Kürt devleti ya da federasyonu olsun, gerekirse dinsiz olsun, gerekirse İsrail'in uydusu olsun" anlayışı Kürtler ve Kürt dini yapıları içinde yerleşti. Esasen PKK ve uzantılarının Suriye içinde de etkisini kaybetmesi, zehirlenmiş Kürtler için bir panzehir ortamı inşa edecek, Kürtleri büyük bir beladan kurtaracaktır.