Tutkunun ve sabrın zaferi

Dünya Kupası eleme grubunun ilk maçı sonrası bu sütunda yayınlanan yazının başlığı 'Kızılelma'ya yürüyüş'tü.

O günden beri sadece bir kez yenildi Milli Takım... Bizim Çocuklar, sahaya her çıktıklarında Dünya Kupası'na gitmeyi ne kadar istediklerini fazlasıyla gösterdi, terlerinin son damlasına kadar mücadele etti.

Tıpkı dün akşamki Romanya maçında olduğu gibi. Milli Takım, daha Fransız hakemin ilk düdüğüyle birlikte oyuna ağırlığını koydu ve rakibini kendi sahasına hapsetti. Aslında Romanya, klasik bir Lucescu takımıydı.

Topu millilerimize bırakıp, biraz sertlikle sıkı defans yapmayı, olursa da geçiş oyunlarıyla golü bulmayı düşünüyordu. O yüzden koca bir ilk yarı Romanya defansında boşluk ararken geçti.

Milli Takım, özellikle Ferdi ve Kenan Yıldız'ın olduğu kanattan gol pozisyonu ararken, Arda ve Hakan oyunun yönünü hızlı değiştirmekte pek etkili olamadı.

İkinci yarı Romanya yine benzer bir oyun tarzını tercih ederken, Milli Takım topu daha fazla ve daha hızlı dolaştırmaya başladı.

Artan pas sayısı ve isabet yüzdesi rakibinin ilk yarıda başarıyla yaptığı savunma hattının gedikler vermesine neden oldu. Ceza sahası içinde peş peşe fırsatlar bulundu.

Ancak beklediğimiz gol, Arda Güler'in akıl dolu pası sonrası, maçın başından beri ceza sahasına koşu atan Ferdi'den geldi. Seyircinin de müthiş desteği ve oyuncularımızın müthiş konsantrasyonu, Romanya'nın kıpırdanma çabalarını boşa düşürdü.